8 Aralık 2016 Perşembe

Haftasonu Ne Yapmalı : Kapadokya

Biz Adanalılar için Kapadokya balkon gibidir, çıkar serin hava alır tekrar evimize döneriz. Her mevsim güzeldir Kapadokya, her mevsimde de turist barındırır, nedense biz hep soğuk havalarda gidiyoruz , bu seferde Aralık ayının ilk haftası kendimizi Spa oteline attık ve dinlendik. Belki de kar mevsiminin buraya çok yakıştığını düşünüyorum, gerçekten de peribacaları karla kaplı olunca ayrı bir güzel oluyor ...




Şimdi mimarisini ve dekorasyonunu çok beğendiğim bu küçük butik otelden bahsetmek istiyorum. Ürgüp'ün ara sokaklarında bulunan bir avluda yer alıyor Sacred House Otel. Otelin bulunduğu binanın bir kısmı eskiden şapelmiş, içerideki müziklerden ve haç işaretlerinden bunu anlayabiliyorsunuz. Bu çok fazla olarak gözünüze girmiyor, örneğin bizim kaldığımız odada da arapça yazılar vardı, bizim ki "Sultan" odasıydı, Kanuni Sultan Süleyman'dan gelen sultan.


Bu otele gelmeden önce kırmızı havuzun fotoğraflarını görüp merak ediyordum, gördüm daha da beğendim. Zaten ortaklarından biri mimar olan Sacred'da yüksek kolonlar, melekler, defne yapraklarıyla sanki küçük bir yunan mitoloji filminde gibisiniz. Havuz da en son izlediğim Horos'un Gözü filmini anımsattı bana. Oldum olası yüksek kolon ve heykelleri çok sevdiğimden ayrı bir beğendim buraları. Spa kısmında hamam, sauna ve masaj kısmı da var hangisi size iyi hissettirecekse tercih edebileceğiniz.


Havuz suyu ve spanın sıcaklık derecesi iyiydi, bizim gibi sıcak severler için idealdi, fakat odalardan buraya gelirken dışarıya çıkmak zorunda kalıyorsunuz, onun için kendinizi soğuktan korumanız lazım hazırlıklı olmakta fayda var.




Kısa bir film yaptım, oteli gezdiren.. Çok ayrıntılı dekorasyonu olduğundan birçok fotoğraf çektim, özellikle bir saksıyı çok beğendim, aslanlı içinde kaktüsleri olan. 


Restorant kısmı ve kış bahçesi ise harikaydı, tam bir bahçeydi yani. Gündüz ışık alan gece ise şömine ile aydınlanan bir bahçe daha ne olsun :) Ben bu otelde o kadar çok küçük ayrıntı beğendim ki gidip görmeden anlatılmaz diye düşünüyorum.  Yemekleri konusunda aynı güzellikte diyemeyeceğim, öğlen menüsü yok, akşam için ise saat 17.00'ye kadar  menüdeki kısıtlı seçenekten sipariş veriyorsunuz, bu da benim gözümü ve karnımı tam anlamıyla doyurdu diyemeyeceğim. Kahvaltısı ise vasattı. Ama hem otel çalışanları hem de restorant çalışanları çok güleryüzlüydüler.


Şömine başında kahve keyfi ve sohbet..



Oda kısmından da bahsetmek istiyorum, 22 odalı bu otelde odalar kategorilere ayrılmış, fakat hepsinde şömine ve küvet var, aslında sadece iç dekorasyon ve odada ki ikramlıklar farklı , yani tercih sizin hangi kategoriyi isterseniz onu seçebilirsiniz. Odalar da klasik mağara oyuntusu içinde olduğundan sıcacık oluyor, hatta yerlere basamadım sıcaklığından.



Unutmadan otelin güzel kısmı 15 yaş sınırı, bazen şehirden uzaklaşınca seslerden de uzaklaşmak istiyor insan, adult otel ihtiyaç oluyor öyle zamanlarda, bunu da belirtmeden geçemedim.

Güzel gezi yazılarında görüşmek üzere...



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder