30 Kasım 2016 Çarşamba

1 Günde Los Angeles


Melekler şehri, gitmeden önce gayet turistik görünen bir şehirdi benim için. Aslında birçok  noktasıda var gezilip görülüp fotoğraflanabilecek ama  bu zamandan sonra LA'yi yaşanacak şehirler içine alıyorum. Herşey var bu şehirde, deniz desen var, çöl desen var, orman desen o da var, heryer temiz hava bol oksijen misali ağaçlarla kaplı. Her türlü dünya mutfağı mevcut, çılgın partileri göremesek de gece yaşamıda oldukça güzel ve kaliteliydi, genelde gece eğlencesi olarak speak easy olanları tercih ettik. Bir speak easy bulunca diğerini merak ettik, bu böyle zincir biçimde içimize işledi yani :)



Aslında bu şehire başlangıcımız biraz yorucu oldu, pasaport kuyruğunda gayet uzun bekledik, e tabi tatile çıkmışsın uzun yorucu bir yoldan gelmişsin insan heyecanlanıyor biran önce çıkıp gezmeli diye düşünüyorsun, hala da öyle düşünüyorum :) Onun için her geçen  1 dk bile tatilimizden çalınmış hissediyorum. Böyle bir pasaport kuyruğu Türkiye'de olsa nasıl kavgalar çıkardı merak ediyorum bu arada, bu sırada kimsenin sesi çıkmadan bekliyordu.

Dolby Theatre- Oscar Ödüllerinin verildiği yer.

Çin Tiyatrosu, Walk of Frame'de

Neyse ki o kadar uzun pasaporttan sonra birde bavul beklemedik, çünkü bavullarımız gelmiş banttan alınıp bir kenara konulmuştu bile, bizim uçak gayet rahat gelip aldı gitti bavullarını. Oradan çıkıp sıra araba kiralamaya geldi, biz 9 günlük tatilimiz boyunca arabalıydık, aslında birçok yerde gereksiz ve mali yükü de oldukça ağır ama nedense arabamızın elimizin altında olması benim için çok güven vericiydi. Maliyetin sebeplerini de burada kısaca yazayım, otopark !!! Tabi araba kiralarken yaptırdığınız sigorta ki bu bence çok mühim, navigasyon gibi ekstra aldığınız araç içi eklemeler de fiyatı arttıran etkenlerden, yine de tercih sebebiyle biz sürekli arabalıydık. Alamo'dan kiraladığımız aracımızla hiç sorun yaşamadan tatilimizi bitirdik, buradan gitmeden önce rezervasyon yapıyorsunuz, gidince işleriniz daha kolay olabiliyor, rezervasyonsuz olsanız bile çok büyük bir firma olduğundan ellerinde araçları oluyor ve sıkıntı yaşamadan arabanızı alabiliyorsunuz. Alamo'da işlemler şöyle yürüyor, öncelikle herzaman ki sıranıza giriyorsunuz ve bekliyorsunuz, ama çok değil, sonrasında istediğiniz araç türünü söylüyorsunuz fiyat çıkıp ödedikten sonra, araçların olduğu yere gidiyorsunuz, istediğiniz aracı seçip alıyorsunuz zaten anahtarlar araçların üzerinde alıp gidiyorsunuz bu kadar:) Bırakırken de (biz havalimanına bıraktık), havalimanına girince Rent car return tabelalarını izliyorsunuz kendi kiraladığınız arabanın olduğu kata gidip bırakıyorsunuz bu kadar, alıp verirken bir görevli sadece aracın numarasını okutuyor, çok kolay ve pratik yani. Sonrasında tabi tüm trafik kurallarına uyuyorsunuz : )

Otelin her köşesi fotoğraflamak içindi.


Biz  otel lokasyonu olarak Walk of Frame caddesi yani Hollywood'u tercih ettik, otelimizin ismi The Hollywood Roosevelt'ti, yeri çok güzeldi, otelden çıktığınızda hemen yıldızların bulunduğu sokakta oluyorsunuz. Zaten ilk Oscar ödülleri de bu otelde verilmiş, içerisi de müze gibiydi. Gitmeden önce okuduğum yorumlarda otel koridorunun kötü koktuğuydu, gerçekten de bu yoruma katılıyorum kötü kokuyordu. Onun dışında oda yeterli büyüklükte ve bahçesi de çok dinlendiriciydi, tabi bahçede zaman geçirecek vaktiniz olursa ağaçlara bakan tarafta birşeyler içmek insana iyi gelebilir. Otelin kendi restorantı, lobisi, kahvaltı salonu hepsi çok şık ve yediğim herşeyde enfesti. Giderseniz bu oteli tavsiye ederim, otelde kalmasanız bile yeme-içmesinden faydalanmanızı da öneririm.



Biz ilk gün akşam saatlerinde LA'ya ulaştığımız için o akşam sadece Walk Of Frame caddesini gezip, orada yemek yedik. Katsuya Hollywood restorantı tercih ettik. Sushi sevdiğimden farklı yerlerde sushi denemek istiyorum, bu arada çiğ yiyemiyorum, ya pişmiş ya da sebzeli olanları tercih ediyorum. Aaaa nasıl yiyorsun öyle şeyleri diyenlere de aynı bizim zeytinyağlı sarmalarımız gibi, değişik değil diyorum, hatta evime gelenlere Filipinli bakıcımız sayesinde ikram etme şansı buluyorum. Yani ıyyy denilecek birşey değil, bizim bildiğimiz bir tat.

Ertesi gün arabamızında olması avantajını kullanarak gayet hızlı gezdik LA'yı bitirdik. İlk olarak otelimizinde bulunduğu caddeyi gündüz gözüyle görüp, Canon tiyatrosunun yanındaki AVM'nin üst katına çıktık, ve meşhur Hollywood yazısını buradan gördük. Tabi küçücük bir görüntü, bu bize yetmediğinden 2. adresimiz Griffith Observatory oldu, herşeyi navigasyonla hesapladığımızdan saatlerimizde şaşma olmadı. Gözlemevine giderken geçtiğimiz yollar çok güzeldi, pencereyi açıp o vadinin ve ağaçların temiz havasını içimize çekmek çok iyi geldi bize. Gözlemevinin otoparkına yaklaştıkça kalabalık arttı, bizde bulduğumuz bir yere arabamızı parkedip biraz yürüyerek Griffith Gözlemevine ulaştık, gerçekten de burası Hollywood yazısını görmek için güzel bir yer, buradan eğlenceli fotoğraflar aldıktan sonra ayrılıyoruz.


LA Downtown


Griffith Observatory


Calle Olvera

Ardından Calle Olvera'ya gidiyoruz, burası da Meksikalıların pazar caddesi, ufak dükkanların olduğu, Mexica mutfagı bulunan, onlara has hediyelikler satan bir pazar. Burayıda turlayıp ayrılıyoruz, tabi pazar olduğundan çantama sahip çıkmak için ekstra çaba gösteriyorum :)





Ardından meşhur Beverly Hills'e çeviriyoruz rotamızı, Palm Drive'dan girip diğer sokaklardan çıkıyoruz, evler çok güzel , sokak evlerden daha güzel. Sessiz, sadece biz varız arabayla turist olarak gezen o sırada, aslında ünlülerin evlerini gösteren gezi düzenliyorlar isteyenler 3-4 saatlik tur satın alıp bir rehber eşliğinde hangisi kimin evi öğrenebilir :)

Rodeo Drive

Cheesecake Factory 'de Meksika menüsü 


Oradan alışveriş caddesi Rodeo Drive'a  geçip biraz alışveriş yapalım diyoruz, ama fark ediyoruz ki Avrupa mağazaları Amerika'da daha pahalı, yani Türkiye'den alışveriş daha mantıklı, zaten bunu bir mağazada konuşup sorduğumuzda , satıcı personelin evet Japonlarda böyle söylüyor demesiyle netlik kazanıyor. Güzel şık mağazaların olduğu Rodeo Drive 'da yemek için Cheesecake Factory'i tercih ettik, her zaman karşımıza çıkmıyor burası, bizde sevdiğimizden hem de hızlı servisleri olduğundan hemen yiyip kalkmak için iyi bir seçenek diye düşündük.



Third Street Promenade- Alışveriş ve birşeyler yiyip içmek için çok ferah bir cadde.



Ardından vakit kaybetmeden Santa Monica'ya doğru yol aldık, güzel bir sahil, filmlerden gördüğümüz iskele üzerindeki Lunapark, Third Street Promenade trafiğe kapalı alışveriş caddesi, kısacası çok keyifli bir yerdi burası. Santa Monica'ya geldiğimizde araba için o kadar çok otopark gördük ki sıkıntısız hemen parkedebildik.  Meraklıları için Santa Monica iskelesi Route 66'nın sonu, çok eski bir rota olan Route 66 Chicago'dan başlayıp burada son buluyor.


Buradan otelimize dönüş yolu biraz uzun sürdü, akşam yemeği için hazırlanıp otelimizden ayrıldığımızda LA Downtown'da bulunan Walt Disney Concert Hall'in önünden geçerek burayıda görmüş olduk.


Biz 1 günde LA 'yi gezebildik, elbette gitmek isteyenler için daha birçok güzel noktası var, örneğin alışveriş için The Grove, sahillerden Malibu ve Venice Beach, Outlet severler için Camarillo Outlet...

1 tüm günümüzü de Universal Studios'a ayırdık yazısı çok yakında...


4 yorum:

  1. Çok keyifli olmuş Didemciğim, gidip gelmiş gibi oldum LA'e. Bir sonraki gidişinizde Venice Beach ve oradaki Abbot Kinney Bulvarı'nı listeye almanızı öneririm.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Melikeciğim bir sonraki olur mu ne zaman olur bilmiyorum :) Belki bu yıl belki 10 sene sonra, Venice'i listeye aldım canım ..

      Sil
  2. 25+ yildir LA'de yasiyorum ve ilk kez temiz hava bol oksijenli denildigini duyuyorum. LA Amerika'nin hava kirliligi en cok olan sehirlerinden biridir hele biraz icerilere gittiginizde iyice kotulesir ozellikle yaz aylarinda. Disardan gelince temiz gozukuyor demekki :) Sayfaniza onumuzdeki hafta Adana'ya yapacagim bir yolculuk icin bilgi arastirirken denk geldim bu arada. Isime yarayacak seyler okudum. Cok tesekkur ederim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gözlemevine çıkarken LA'nın bende bıraktığı anı bol oksijen olmuştu eylül ayında. O zaman sizi şimdiden uyarıyorum, bana göre LA temiz geldiyse, düşünün Adana nasıl nem altında... Yardımcı olabildiğime sevindim, iyi gezmeler

      Sil