22 Eylül 2016 Perşembe

Disneyland ve Walt Disney Studyoları

Paristeki iki günümüzü parklara ayırdığımızdan, gideceğimiz günlerde belli olunca ben biletlerimizi internetten aldım. Çok kolay olduğundan buradan alıp gitmenizi öneririm çünkü bilet sırası beklemeden hop hemen girebildik parklara.

Bilet alırken dikkat edilecek önemli bir nokta ise, Disneyland sayfasına girdikten sonra Park Tickets linkine tıkladım, orada çeşitli bilet opsiyonları var, gideceğim güne oradaki takvimden bakarak biletimi seçtim, gün ve günün gösterilen rengi önemli yani. Örneğin Mini Ticket en uygun fiyatlı bilet rengide yeşil, gideceğiniz gün takvim kısmında yeşil renkli gösteriliyorsa bu bileti alabilirsiniz, eğer ki hatalı bir seçim yaptıysanız da Disneyland içinde biletinizi yükseltip farkını ödeyip parka girebilirsiniz, sorun olmuyor yani :) Birde size e-mail gönderiyorlar, onun çıktısını almanız gerek, o direk bilet yerine geçiyor ve hiç beklemeden parklara geçebiliyorsunuz.

 Disneyland'ın bu kalesini ne zaman görsem yüzümde gülücükler beliriyor, seviyorum burayı.















İlk gün Disneyland'a giriş yaptık, aslında yeni nesil çocuklar için Disney biraz geride kalmış bunu farkettim, televizyon dünyasında ki karakterler o kadar  çok ki Mickey Mouse bizim dönemimize has kalmış gibi geldi bana.
 

Mesela bizim yanımızda Ironman vardı :) O sıcak havada Beyazcığım o kostümle dolaştı bütün gün. Çok da ilgi odağı oldu tabi...











Dünya çocukları, suyun üzerinde gezip ülkelerin çocuklarını seyrettik.

Arkadaki şapkanın içinde fotoğraf çektiren çocuklar ve aileleri vardı, biz uzaktan çektirmeyi tercih ettik, bir süreden sonra sıra beklemek insanı gerçekten yoruyor.

Bu kısma gelmeden tabiki Alice'in labirentinde kaybolup çıktık. Bu arada Alice'in yeni filmi çok güzeldi tavsiye ederim.
Beyazcığım çok mutlu.



Saat altıda Main Street denilen ana girişteki geçiş töreni, aileler 1 saat öncesinden gelip burada kendilerine yer ayırıyorlar, yolun kenarına oturup görsel şölenin tadını çıkarıyorlar. Biz ayakta ve birazda arkalarda olduğumuzdan Beyazımız babasının omzununda izledi, bu da çok güzel bir alternatif  çocuk için. 
Biz Ağustos sonunda oradaydık ama Noel hazırlıkları başlamıştı bile Disneyland'da. Binbir çeşit ağaç süsünden birkaç tanesini çektim sadece.

Disneyland'da tüm oyunları bitirdikten sonra Disney Village'a geçtik, orasıda kafelerin ve alışveriş için dükkanların olduğu bir yürüyüş yolu. Genelde alışveriş Disney odakli, ama biz en çok Lego'da vakit geçirdik, bizim ki için inanılmaz rüya gibi bir mağazaydı. Açıkta bulunan legolarla gayet iyi zaman geçirdi, buradan Lego mağazasına önerim mağaza için küçük bir cafe koymaları, biz aileler için :) Tabi işin şakası bu, öyle bir durumda çocukları oradan çıkarmak imkansız olur sanırım.




Walt Disney Studios



 

Bence kesinlikle çok daha eğlenceli.


Buzz'ın evi çocuklar için adrenalin merkeziydi.



Serbest düşüş paraşütü, bu parklarda boy önemli, güvenlik herşeyden önce geliyor. Paraşüt için boy sınırı 81 cm olduğundan biz binebildik. 


Paraşütten atlama sıramızı beklerken çeşitli fotoğraf denemeleri yapıyorum.


Şemsiyede yapay yağmur vardı aslında, ama biz o gün gerçeğiyle de karşılaştık, Paris her gittiğimde mutlaka 1 günü yağmurlu geçiririm.




Stroller park yeri, şart kesinlikle!!!







 


Bugünkü tercihi de Spiderman kostümüydü.


  Yandaki fotoğrafın için tatilin en güzel dakikaları olarak yazabilirim. Spiderman hayranı oğlumun Spiderman ile tanışması, bizimki çok mutlu ve heyecanlıydı. Biz yanında gitmeden de gayet güzel İngilizce anlaştılar gurur duydum oğlumla. Bu arada ikiside birbirinin yüzünü görmedi :)


Bu tabela çok komikti, nasıl oturmanız gerektiği konusunda, 4 büyük gelmeyin diyo yani...


Şimşek Mcqueen ve Tow Mater


Arkamdaki The  Hollywood Tower Otele giremedik tabiki boy mevzusundan dolayı 13. kattan serbest düşüş olacağı için bizimkinin güvenliği açısından yasaktı. Zevkliydi, Orlandoda binmiştik.


Pharmacy görünce dayanamayıp fotoğraf çektiriyorum, burası Disney'in kendi kafesi, yemeklerde çok çeşit aramamak lazım, bizde genelde aynı şeyleri yedik.



Yağmur yağınca ıslanmamak için tercihimiz bu şirin çizmelerdi.



Arkamızda Hollywood yazısı ve stüdyo sokağı. Aslında görünen binalar sadece plakalardan ibaret, stüdyonun ilüzyonu.


Disneyland da geçirdiğimiz iki akşam yemeği için tercihlerimiz ise Wild West Show ve Rainforest cafe oldu. Rainforest İstanbul'da da var ama daha önce oturmamıştık, içerisini orman şeklinde dizayn  etmişler, goril, fil,zebra, dev kelebek kimi zaman hareket ediyor kimi zaman da ses çıkarıyordu, yemek tadını çok beğenmesem de ortam güzeldi bence.



Rainforest Cafe






Bu sovun özelliğide siz yemeğinizi yerken atların Disney karakterleri ile yaptığı gösteri olması, biz çok eğlenceli vakit geçirdik. Salonun tamamını 4 gruba ayırıp yarış havasına soktular, her grup 1 oyunda kazandı, adilane bir sonuçla kimseyi üzmeden bir şov sundular. Yemek sunumları da vahşi batı tarzındaydı ve lezzetliydi. Çocuk menüsü ayrı, baharatsız, büyük menüsü ayrıydı. Çocuklar için en iyi son da verilen dondurma oldu bence :) Beyaz bile sıkılmadan o minicik sandalyelerde oturdu, demekki çocukların da ilgisini çekebilecek bir şov hazırlamayı başarmışlar. Gidenlere tavsiye ederim.


Çeşitli atraksiyonlar, stüdyo şovları ve zevkli alışveriş mağazaları ile Paris Disneyland 'ı bitirmiş bulunuyoruz, Orlando Disneyland ile kıyaslanamayacak kadar küçük olmasına rağmen bizim Beyaz için çok büyük bir tecrübe oldu, çok mutluydu. Darısı diğer tecrübelerine.






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder