23 Haziran 2016 Perşembe

Elexus Hikayenin Başladığı Yer mi? Çocuklu Bir Tatilse Evet

Kıbrıs Adana'ya çok yakın olmasına rağmen sürekli gittiğimiz bir yer değil. En son sanırım Beyaz'a hamileyken gitmiştim. Bu seferde çoluk çocuk hep birlikte Elexus'a gitmeye karar verdik. Adana-Kıbrıs 1 saate yakın sürüyor, sonrasında otel için 40 dakikalık araba yolcuğu ve beklemeleri de eklersek 3,5 saat gibi bir sürede otelimize ulaşabilmenin rahatlığı ile kendimizi sulara atmamız bir oldu.


Malesef giriş yaparken Ets'nin o ihtişamlı otellerinin görüntüsü ile karşılaşamadık. Aslında bende gitmeden otel hakkında genelde çok iyi yorum okuyamamıştım ama yine de gitmek istedim. Giriş işlemlerini yaparken bir görevli geldi bize oteli anlatmak için, fakat söylediği 3 öğün yemek var dışında birşey değildi malesef. Odamızın yerini bile ben sordum hangi tarafta kalıyoruz diye ... Elimize otelin bir haritasını verdi gönderdi bizi. Akşam eğlencesini, çocuk aktivitelerini kendimiz bulduk, bunlar zor şeyler değil elbette ama yinede anlatılsın bizde dinleyelim istiyorum.


video


Odamız çok güzeldi, bu sefer aile suitinde kaldık, bizim ailemiz için bir ilk oldu bu deneyim. Odaya girdikten sonra 2 oda daha var, 2 banyo-tuvalet ile gayet yeterliydi.


Yemeklere gelince, klasik açık büfe, ben pek sevmiyorum açık büfeleri ama aç kalmıyorum tabiki. Otel tam pansiyon olduğu için yemeği kaçırırsanız ekstra olarak başka birşey sipariş edebiliyorsunuz. Fiyatlar da çok yüksek değil. Çocuklara yedirecek yemek bulduğum için ben mutluydum. İstanbul için menüdeki çorba+ diyet taraftaki haşlanmış pirinç ve tavuk ile gayet doyurucu öğünler hazırladım, malum bebek olduğu için baharatsız olan yemekleri tercih ediyorum.  Yemek kısmı da çok başarılı olmasa da vasatın üzerindeydi benim için. Havuz kısmında birşeyler yiyip içebilirsiniz, fakat garsonlar pek ilgili değil onun için ortada içmemiz için bırakılmış suları elimize almayı tercih ettik hep. Antalya otelleri gibi sürekli sizinle ilgilenen personel yok burada.

UV korumalı şapka ve tişört çok kullanışlı herkese tavsiye ederim.


Swimava ile İstanbul kendi kendine yüzüyor, bunu da tavsiye ederim. Evdeki küvet içinde kullanışlı oluyor.


Beyaz'ın çıkmadığı yer, küçük Aquaparklı havuz.

Havuz kısmına gelince bence otel henüz inşaat aşamasından tam çıkamamış, ilk gün deniz tarafında zaman geçirelim diye kumlara bastık, kumlandık yani, sonrada havuza girmek istedi tabiki Beyaz, aaa baktık ki duş yok !! Zaten havuzun dibindeki kumları da bizzat gördüm. Bence büyük bir eksiklik, hijyen havuz-deniz gibi umumi kullanılan yerlerde önemli. Yine de havuzu kullandık tabiki. İstanbulumuzda ilk kez havuz ile tanışmış oldu. Biz hep su parkının olduğu yerdeki havuza girdik. Çocuklar için 40 cm su parkı olan havuzun yanına 1.40 cm 'lik bir havuz daha yapmışlar. Bu iyi olmuş çünkü çocuğunuz orada eğlenirken sizde diğer havuza girebilirsiniz. Aquapark da aynı yere konumlandırılmış ama bir kısmı kapalıydı, dediğim gibi otelin inşa kısmında daha yapılacak çok şey var. Büyük bir eksikliği de çim, her tarafın beton görünmesi insanı biraz sıkabiliyor, zaten iş yaşantısında sürekli beton binaların içindeyiz, tatilde deniz, ağaçlar, mavi-yeşil görmek istiyorum ben. Denizi girişte kum gibi görünsede ilerledikçe kayalarla karşılaşabiliyorsunuz. Sahili pek renksizdi, sanırım müzik olmaması, gelenlerin genelde havuzu tercih etmesi bunda bir etken.




Gelelim çocuk kısmına, çok güzeldi. Hem kapalı alanı geniş, hem açık alanını kasaba şeklinde yapmışlar, küçük küçük evler çocukların sevebileceği türden planlanmış. Akşamları 20.30 da Mini Disco  açılıyor ve çocuklar dans ediyorlar. Oradaki Ali Can abiside Beyazı çok severek oynadı, sanırım Adana'lı olduğu için memleket çekti :) Çok sinek olduğunu hatırlatmak isterim gidenlerin sinek kovucu sprey ile tüm vücutlarını korumaları iyi olacaktır. Ben çocukların yüzüne sürmedim, geldi sinek oralardan ısırdı benim minnoşlarımı.

Biz 2 gece kaldık, birincisinde "Ben Bilmem Eşim Bilir " yarışması vardı, katılmadık ama insanlar eğleniyorlardı. 2. gece ise jazz müzik dinletisi vardı çok güzeldi, çok beğendim.

Birde çocuklar uyuduktan sonra Casinoya gidelim dedik, biraz kazandık biraz kaybettik derken zararsız bir şekilde atlattık haftasonunu. Hatırladığım kadarıyla Cratos'un casinosu daha iyiydi,burası için Kıbrısın en büyük casinosu demişti girişteki kız ama bana öyle gelmedi ya da otel çok çok dolu olmadığından boş görünüyordu.

Böylece ailecek bir Kıbrıs haftasonu güzel anılarla, tatlı yorgunluklarla bitti. Çocuklarımın su içindeki mutlulukları herşeye değer, otelin manzarası filan onların mutluluğu yanında silinip giden ayrıntılar benim için. Herkese mutlu, çoluklu çocuklu ve sulu bir yaz dilerim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder