6 Nisan 2015 Pazartesi

6. Alaçatı Ot Festivali



Bu görüntüyle karşılandık geçtiğimiz pazar günü, ne özlemişim Alaçatı sokaklarını anlatamam. Geçen yaz gelmediğim için eksiklik olmuştu aslında ama bazen şartlar el vermiyor, hele ki çocuklu aileler için çok anlamlı bir tatil olmuyor malesef Alaçatı.




Yıllar önceki çılgınlıklarımız kalmasa da olgun bir çift olmak da güzel..


Biz bu sefer Mart ayının son haftasında görelim istedik burayı, yine iğne atsan yere düşmez modundaydı bu sokaklar, zaten sevdiğim yanı da bu. Bu festivalde egenin yerli insanları dağlardan, araba geçmez yollardan topladıkları otları gelip sergilediler. Onlarla reçeller, börekler, zeytinyağlı yemekler yapıp sattılar. 

Ayrıca kurutulmuş otları güzel güzel paketlemişler, evlerimizde çay yapıp içmek için almak da bize düştü. 


Bu tezgahtan da birşeyler alıp eve getirdim, hatta içmeye başladım.




Karabaş otu, rengi harika, çayı yapılıyormuş bununda.


Uçağımız kalkmadan birde Urla'ya gidip balık yedik, Urla merkezine arabamızı parkettikten sonra sıra sıra bir sürü balıkçı var. Biz Yosun'da oturduk, mezeler Adana'ya göre farklıydı tabi ki, tadları da güzeldi. Yan restorant Yengeç de aklımda kalmadı değil, hem Melikeler daha önce deneyip tadını beğendiklerini söylediler hem de iç dekorasyonu çok şirindi gitmeden yer ayırtın yoksa oturmak çok zor sanırım.





Yosun restorantaki mezelerden ufak bir görüntü.





Urla sahili, balıkçı tekneleriyle dolu.

                                          Sıradaki yazı Adana Portakal Çiçeği Festivalimiz.

2 yorum:

  1. canim ne iyi yapmissiniz da gitmissiniz. degisiklik olmustur size de..Keske birlikte olabilseydik diyorum sadece..cok opuyorum..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet sizde gelseydiniz ne iyi olurdu, artık başka zamana başka bir yere diyorum bende, öptümm

      Sil