23 Mart 2015 Pazartesi

Toroslarda Kardanadam Yapalım

Baharın geldiği , kışın ve karın bizi terketmek üzere olduğu şu günlerde pazar günümüzü Gülek Boğazı- Kalesi ve Karboğazı geçidinde geçirmeye karar verdik.

2 yaşında bir çocukla çok konforlu olmasada Beyaz'da kar ile tanışsın diye gitmeye karar verdik. Küçük bir çocukla karlı soğuk bir bölgeye gidecekseniz, hem onu iyi giydirmeli, hem de giysilerinin benzerlerinden yedek almalısınız. Karda yuvarlandığı için üstü başı ıslandı, aracımıza biner binmez kıyafetlerini değiştirdik.

Pelit tesisinde bulunan, Romalılara ait Milstone- Kilometre taşı, yol kenarlarında bulunan uzaklık gösteren taşlar.


Adana'dan Batıkent ekibimiz ile sabah yola çıktık, Gülek yaylası Adana'ya 1.5 saat uzaklıkta, otoban yolu da çok güzel olduğu için sorunsuz bir şekilde günümüzü tamamladık. İlk durağımız kahvaltılısını beğendiğimiz yol üzerindeki Pelit tesisiydi, köy kahvaltısı tarzı herzaman hoşuma gitmiştir, güzelce karnımızı doyurduktan sonra, Gülek kalesi için dağa tırmanmaya başladık. Araç belli bir seviyeye kadar çıkabildi, haliyle sulu kar ve buz aracı kaydırmaya başlayınca daha da tepeye çıkmayalım dedik. Belirli bir seviyeden kaleye baktığımızda, kalenin yuvarlak kısımlarından konu açıldı. KVC uzmaınız Mehmet beyden edindiğim bilgiye göre kalede yuvarlak duvar kullanılmasının sebebi, koç başı ile çarptığında bile kırılmazmış. Köşeli duvarları koçun çıkarması olası bir olaymış. Dolayısıyla şehri koruyan bir yapının sağlamlığının garanti olması lazım.

Gülek Kalesi Giriş Kapısı

Temelleri Orta Çağ’a kadar giden kale strarejik açıdan önemli bir noktada yer almaktadır. Bunu sağlayan neden ise buranın giriş ücreti alınan bir yer olması ve Tarsus’a giden yol üzerinde bulunmasından kaynaklanmaktadır. Mimari plan, taş işçiliği ve yüzey buluntularına göre kalenin farklı dönemlerde iskan gördüğü anlaşılmaktadır. Bir süre aristokratların himayesinde idare edilen kalenin, 1198-1199 taç giyme listesinde Gülek’in Lordu olarak Smbat’ın adı geçmektedir. 1838-1939 ‘da İbrahim Paşa Osmanlı yönetimine karşı çıkardığı isyanda bu yerleşimi kısa bir süre işgal etmiştir. Kalenin kuzey ve batı duvarlarındaki işçilik 1830’lu yılların sonlarında Pozantı yakınlarındaki İbrahim Paşa tarafından yaptırılan tabyalara benzemektedir. 

Kalenin en doğusunda bir sarnıç vardır içinde hala suyun bulunduğu, kullanıldığı zamanlarda kuyu olarak su kaynağıymış. Bekçinin söylemesine göre de kafasına çivi çakılmış bir kafatası bulunmuş sarnıç tarafında, artık kim nasıl işkence yaptıysa!!!

Gülek kalesi ve boğazı birçok savaşa tanıklık etmiş, kimi gideceği hedefte bu yolu takip etmiş kimi ise dar bulup kendilerine farklı yollar seçmiş.


Daha sonra biraz daha yol alıp Karboğazına çıktık, hava güneşli ve kartopu oynamaya uygundu, 2 gün öncesindeki tipi karları bize bırakmıştı. Bizde güzelce kardanadam yaptık, evden getirdiğim havuç,zeytin, bere ve atkıyı kardanadamımızı süslemek için kullandık. Beyaz da nereden görmüş bilmiyorum ama ilk karla buluşmasında elinde kartopu bize atıyordu, yeni nesil çocuklar hemen öğreniyorlar. Güzel ve eğlenceli bir aktivite oldu bizim için tabi aynı zamanda yorucu.
   


                                              
                                                     Kardanadamımızın adı Gangnam 'mış :)
                                                                             22.03.2015


Gece ise Beyaz ağlayarak 4-5 kez uyandı, bir yeri ağrıyor ama neresi anlayamadım, karnını gösterdiğinden de ağrı kesici vermedim. Karın ağrılarında ilk şart kesinlikle ağrı kesici verilmez!!!! Neden olduğu anlaşılıp ona göre ilaç almak gerekir, ameliyatlık bir durumu atlamamak lazım. Sabah ise karlara gömülmenin mide-bağırsak sistemini üşüttüğünü çözmüş oldum, daha kötü birşey olmadığı içinde mutlu oldum. Yine de Beyaz'a sorduğumda mutlu oldun mu diye evet yanıtını vermesi, onu yeni bir olayla tanıştırmak büyük bir zevkti.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder