24 Aralık 2015 Perşembe

Museum Otel - Kapadokya

Uzun bir zamandan sonra ilk kez tatil için Adana dışına çıktık, bu ziyareti de çok uzak olmayan Kapadokya bölgesine yaptık. Daha önce gözüme çarpan fakar kalmadığımız bir otel olan Museum oteli tercih ettik bu sefer.  Otel Göreme de konumlanmış, sahibinin de koleksiyoner olduğunu anlattı otel çalışanları, zaten bunu her adımda görüyorsunuz, özellikle 300 yıllık Keçe çok görkemli bir biçimde duvarda asılı olarak duruyor. Keşke otelin Spa kısmına hamam sauna da dahil olsaydı, çünkü bizler çevreyi gezmenin yanısıra otelde dinlenmek içinde burayı tercih ettik.
                                      

19 Kasım 2015 Perşembe

Adana'da Kahvaltı Mekanları

Haftaiçi çalışınca haftasonu özellikle de pazar günlerini ailecek kahvaltıya giderek değerlendiriyoruz. Hem benim için iyi oluyor hem de oğlum gittiğimiz yerin parkı varsa gönlünce oynuyor. Yani tercihimiz parkı olan kahvaltı alanları :) Gittiğimiz yerlerde aradığımız başka kriterlerde var tabiki, temizliği, yiyeceklerin kalitesi gibi. Zaman zaman değişiklik arıyoruz bizde  acaba nereye gitsek diyoruz, onun için kahvaltı yerleri önemli değişik fikri olanlarıda yoruma beklerim.

27 Ekim 2015 Salı

Bebekle Uçuş Önerisi

Çocuğumla gümrükten babası olmadan çıkarken acaba benden belge isterler mi? diye düşünmeden kendimi alamadım. Bunu sadece düşünen de ben değilmişim araştırma yapınca anladım.
            


Oğlumun pasaportunu babası yanımızda değilken çıkartmıştık. Emniyete gittiğimizde elimizde babasının verdiği muvafakatname vardı. Sorunsuz olarak kendim çıkartmıştım Beyaz'n pasaportunu.

Doğum için uçağa binmeden aksilik olabilecek her türlü duruma karşı önlem almam gerekiyordu, dolayısıyla bu durumu araştırdım.

Önce tur acentasına sordum ne yapmalıyım diye, hiçbir şekilde bunun sorulmadığını söylediler. Çünkü bu çocuk zaten pasaport çıkarmış ve gideceğimiz ülkede vize varsa vizeyi almış, yani gümrükten çok rahat çıkabilir. Fakat aksi birine denk gelir, uğraştırırsa ve uçağı kaçırırsak !!! riskini göze alamadığımdan,   en iyisi notere gidip babanın muvafakatname vermesi en sağlıklı yol olacaktı.

Elimizde babasının çocuğumuz için yurtdışına çıkabilir kağıdı ile pasaport sırasına girdik, kimse birşey sormadı. Daha öncede eşim arkadayken oğlumla gümrükten geçtiğim oldu, yani sorulmuyor ama yine de tedbiri elden bırakmamak lazım diye düşünüyorum.

İyi uçuşlar...

22 Ekim 2015 Perşembe

Legoland Discovery Center Westchester

                            


 İstanbul'da henüz Legoland açılmamışken biz Westchester'da tanıştık bu oyun alanıyla, hemde kızım 9 günlükken. İsminde Discovery olunca, hız trenleri , çılgın oyunlar beklemeyin, küçük çocuklar için güzel vakit geçirebilecek oyun alanı olarak düşünün. 2-7 yaş için birebir, Ny'ye çocukla gittiyseniz uğrayabilirsiniz bence. Yonkers'da bulunan Legoland aslında bizdeki gibi alışveriş merkezi içinde, büyüklerde kendini mtlu etsin diye.

19 Ekim 2015 Pazartesi

Amerika'da Doğum Alışverişi

Bu konuda o kadar özgürsünüz ki, sizi tutana aşkolsun :) Benim bebek için ihtiyaç listem çok kabarık değildi malum 2. çocuğum oldu, ama ufaka tefek ihtiyaçlarımı buradan giderdim. Yine de hastane çıkışını Türkiye'den götürmüştüm, herşey olabilir bulamam filan diye tedbirliydim yani.

Kıyafet olarak Carter's ve Oskosh Bigosh, çok başarılı markalar. Heryer de var zaten, özellikle newborn serileri kumaş olarak çok hoşuma gitti benim. Bir de kendi mağazalarından kayıt olup alışveriş yaparsanız her 50 dolara 10 dolar hediye çeki veriyorlar, ertesi gün kullanabiliyorsunuz. Carter's kıyafet dışında aksesuarda da başarılı, toka,önlük,ayakkabı tercih edilebilir.

22 Eylül 2015 Salı

Amerika'da Doğum - Pasaport Çıkartma Süreci

Gitmeden acaba nasıl olur, çıkartmak zor mu diye düşündüğüm bir konu.. Biraz süre isteyen ama hiç de zor olmayan bir işlem.Korkmaya gerek yok yani.

16 Eylül 2015 Çarşamba

Amerika'da Doğum Küvozde Kalma

Amerika'da doğuma karar verdiğinizde mutlaka hastanenin yenidoğan servisi var mı, fiyatları nedir diye bakmanızı öneririm. Çünkü başınıza gelebilecek böyle de bir durum var.

Benim kızım  malesef solunum sıkıntısı ile doğdu. Dolayısıyla doğduğu anda yanıma bile getirmediler. Sadece ilk anda hemşirelerin elinde gördüm o kadar...


  Sonrası ise sadece ağlama sesini duyduğum kızıma ameliyattan çıkıp ayaklarıma da his geldiğinde yoğun bakım servisinde ulaşabildim. Tabi hoş bir buluşma olmadı, damar yolu açılmış, her türlü parametresine bakılan minik savaşçı küvozün içinden bizim geldiğimizi anlamış gibi ağlarken sustu.


10 Eylül 2015 Perşembe

Amerika'da Doğum - Doktor ,Hastane Seçimi ve Doğum Anı



En önemli konuda bu bence, çünkü Türkiye'deki kendi doktorumu bırakıp gitmek, yeni birine alışmak gerçekten zor. Ki ben hep sağlık sektörü içinde olduğumdan hep kendi güvenlik çemberimdeydim. Gittiğim muayene olduğum her doktor, ya arkadaşımız ya da aile dostumuzdu. Yine Türk bir doktor olsun istedim, internet araştırması yaptım. Doktorumu seçtim ve asistanı ile görüşmeye başladım. Gitmeden yine doktorlada görüştüm tabi.  Ben doktorun ismini vermeyeceğim çünkü etik olarak bir hata yaptı.  Onun dışında doktorluğu gayet iyiydi. Gitmeden yapılan tetkiklerimi sanal ortamda tarattım. Gidince de doktora mail attım. Yine de seçtiğiniz doktora özellikle istediği bir test var mı sormanızda fayda var, Amerika sağlık konusunda çok pahalı.

Hackensack Universite hastanesinde doğum yaptım, içeri girdikten sonra hiçbir şeye ihtiyacınız olmuyor, o kadar güzel ve bakımlı bir hastane. Zaten New Jersey'nin en iyi hastanesi seçilmiş.

Ben doğum maceramı anlatmaya başlayayım.

18 Ağustos 2015 Salı

Doğum İçin Amerika'ya Giriş

İşte bu konuda stresliydim, dedim ya şirketlerin baskıcı tutumu bizim güvencemiz olmazsa çıkışta başınıza türlü  işler gelebilir falan filanda. Dolayisiyla ne desem acaba, beni hamileyim diye sorguya çekerler mi gibi stres içindeydim. Ama hic Birsey sormadılar zaten sadece karın bölgesinden kilo aldığım için şanslıydım.
                                   

14 Ağustos 2015 Cuma

Amerika'da Doğum'a Karar Vermek

İlk hamile kaldığım andan itibaren aklımda olan bu soruya 2. doğumumda çok daha pozitif bakmaya başladım. İlk doğumum da düşünmüştüm, fakat o sırada babamın rahatsızlığı çıkınca bu konuyu rafa kaldırmıştık, iyi ki öyle olmuş, çünkü doğumumdan 15 gün önce babamı kaybettim, son zamanlarında yanında olamasaydık çok üzülürdüm. Her işte bir hayır vardır diyerek başlayalım.


5 Ağustos 2015 Çarşamba

Amerika'da Doğum

Çok değil bundan 9 ay önce İstanbul'a hamile olduğumu öğrendiğim anda gitsek mi gitmesek mi diye düşünmeye başladık eşimle. O kadar cok araştırma yaptım ki kendim için en mantiklisini seçmeye çalıştım. Bundan sonra günler icinde maceralarimi yazacağım.

Didem

11 Temmuz 2015 Cumartesi

Delaware'i Daha Önce Duymuş muydunuz?

Ben duymamıştım. Tesadüfen Adana'da bebek öncesi fotoğraflarını çektirirken fotoğrafçımızdan öğrendik. New Jersey ile Washington 'ın tam ortasında yer alıyor bu şehir. Amerika'nın da ilk vergisiz şehriymiş. Bizde hazır yolumuzun üzerindeyken uğrayalım dedik. Normalde Amerika'da gördüğünüz fiyat üzerine hooop kasada bir vergi ekleniyor, şaşırıyorsunuz ve haliyle ödemek istemiyorsunuz, kasiyerler hemen Obama diyorlar. Biz almıyoruz, o alıyor diyorlar. Tabi ki güzel güzel ödüyorsun bu vergiyi.

10 Temmuz 2015 Cuma

Yine Yeniden Baby Shower

                       
2 aydır yazı yazamıyorum, çünkü çok yoğunum. Ama yavaş yavaş yapılan aktivite yazıları geliyor :)

Baby Shower Partisi bu yoğunluk içinde biraz zor oldu aslında ama yine çok eğlenceliydi. Her anne adayının böyle güzel aktivitileri hak ettiğini düşünüyorum. Çünkü ufak da olsa iş yoğunluğundan uzaklaşıp, arkadaşlarla zaman geçirmek iyi oluyor.

9 Temmuz 2015 Perşembe

Washington DC Tam Bir Capital

New Jersey'de gezerken plansız bir başkent turu yapalım derken kendimizi araba kiraladıktan 3,5 saat sonra Washington DC'de bulduk. Hemen otel ayarlaması, oradaki arkadaşlarla fikir alışverişi yapıldı, nereler gezilmeli, nerde ne yemeli gibi. Birde bu şehire ayırdığımız gün sayısı 1 olunca en koordineli rotayı seçmemiz gerekiyordu.

The White House

13 Mayıs 2015 Çarşamba

The Phantom of The Opera

Zorlu PSM'nin bir etkinliği daha tarafımızdan başarıyla gerçekleştirildi. Birkaç ay önceden haberimiz olan bu Broadway gösterisini izlemek için 1 Mayıs'ı da fırsat bilerek İstanbul'da güzel zaman geçirdik.

Gösterideki sahne tek kelimeyle harikaydı, dekor için hiçbir ayrıntı gözden kaçırılmamış, kimi zaman denizde yüzen bir kayık kimi zaman ise 1 ton ağırlığında bir avizenin ortasında kalan sahne çok şatafatlıydı. Bunun yanında oyuncuların giydiği süper kıyafetler sönük kalıyordu :)

Sahne olarak bu kadar etkilendiğim gösteri malesef oyunun akıcı olmaması ile çok ilgilimi çekmedi. Oyun biraz kendi tekrar etti gibi geldi bana, birkaç sahne atlansa kanımca daha iyi olacaktı. Yine de bu gösteriyi izlemekten zevk aldım.

Son olarak ise, yerimiz biraz kötüydü, son anda bilet aldığımızdan en üst balkondan izledik, ama hiç tavsiye etmiyorum. Böyle gösterilerde ilk sıradan almayı tercih ederken belki oyundan zevk almamamı sağlayan etkenlerden biri de bu oldu diyebilirim. Zaten en yüksek biletin fiyatını düşününce New York ile neredeyse aynı olduğunu söyleyebilirim. Taaa oralardan gelmiş burada en iyi yerden izlemek sahnenin güzelliğini eminim arttıracaktır.

Not: Çıkışta önümüzdeki taksi kuyruğu gözümü çok korkuttu, ama o kadar güzel organize olmuş durakları varki tebrik ettim, 5-10 dk içinde tüm misafirleri taksilerine bindirmeyi başardılar. Otelimize dönerken şu anons yapılıyordu: Şöfor arkadaşlar hepinize teşekkür ediyorum, bu akşam çok iyi çalıştınız...  Motivasyonun insanlar üzerinde ki önemi bir kez daha kendini kanıtlamış oldu bana...


İyi seyirler...

27 Nisan 2015 Pazartesi

Hamileler Gezsin mi Gezmesin mi?

Öncelikle bu soruya bugüne kadar edindiğim sağlıkçı kimliğimle cevap vermek istiyorum.

Tabi ki gezsin, hamilelik hastalık değildir, tadını çıkartmak gerek!

Ama malesef Türkiye şartlarında birçok hamilemiz bunun hayattan geri çekilmek için bir sebep olduğunu düşünüyor, gerek sosyal gerek iş yaşamında kendisini biraz geri çekiyor.  O zamanda ne oluyor kendini hamile ve çocuk işine çok kaptıran kadın dışarıdaki dünyayı unutuyor, ama dünya durmuyor ki dönmeye devam ediyor.

25 Nisan 2015 Cumartesi

Terrible Two'nun Bizim Ev Versiyonu

Her aile de olduğu gibi bizim de başımıza geldi, "Dayanılmaz  2  Sendromu" , gerçek ve komik bir dönem olarak atlattığımızı düşünüyorum. Bu konu hakkında o kadar çok yazı yazıldı ki, başımıza gelenlere ne şaşırdık, ne de herhangi birinden destek aldık.

Bu dönemde çocuklar büyüdükleri için, dünyaları da büyüyor, fakat ellerinde olmayan sebeplerden ötürü sinir katsayıları artıyor. Örneğin anlatmak istediği birşey var, ama kelime haznesi yetmiyor.
Büyüdüğü için artık mama sandalyesi değil de bizim oturduğumuz sandalyelerde oturmak istiyor, tabi bunu işaret diliyle ifade ettiğinden anlamadığınızda kıyamet kopuyor.

13 Nisan 2015 Pazartesi

Adana Code Kaçış Oyunu



Ne zamandır aklımızda olan hem de Adana'da olan bu oyunu pazar günü oynadık. Güzel kaçtık:)
                               

Takım oyunu gereği yanınızda arkadaşlarınızla girmeyi tercih edeceğiniz bir oyun türü bu, şu anda çok moda tüm dünyada. İçeri giriyorsunuz bir bilinmez, acaba hangi anahtar hangi kilidi açıyor, hangi şifreyi nereye yazmak gerekiyor gibi sorularla uğraşırken, cevapları bulduğunuz anda hedefe ulaşmış oluyorsunuz.

Biz bu oyunda 2 kişilik bir takımdık, ben aslında kalabalık takımı da çok sevmiyorum neden derseniz şifreleri kendim çözmek daha eğlenceli oluyor :) Kalabalık ekip olunca haliyle çözdüğünüz şifre azalmış oluyor. Tabi arkadaşlarla gidip eğlenmek de bir ayrı ...

Oyunumuzun adı "Dedektif İsmail, Bir Adana Polisiyesi" ydi bir cinayet var haliyle bir de katil var onu bulmak için 1 saatlik süre sonunda gerek hesaplamalar gerek teknolojik gereçleri kullanarak sonuca ulaştık.

Dekor açısından çok karanlık olmaması benim işime geldi, tablolarla güzelleştirilmiş odaları görmek ve çözmek isterseniz zaman kaybetmeyin derim.


Rezervasyon ve hikayenin içine girmek için tıklayabilirsiniz.

Code Adana

İletişim : 0532 7624917

8 Nisan 2015 Çarşamba

Türkiyenin İlk Sokak Festivali Burada

Bu sene 3. sü düzenlenen Adanamıza ait Portakalçiçeği Festivalimiz Nisanın ilk haftasonu yapıldı. O kadar kalabalıktı ki, Türkiye'nin çeşitli illerinden gelen konuklar, Adanalı olup yine farklı şehirlerde yaşayan hemşehrilerimiz bu haftasonu bizi yalnız bırakmadılar.

6 Nisan 2015 Pazartesi

6. Alaçatı Ot Festivali



Bu görüntüyle karşılandık geçtiğimiz pazar günü, ne özlemişim Alaçatı sokaklarını anlatamam. Geçen yaz gelmediğim için eksiklik olmuştu aslında ama bazen şartlar el vermiyor, hele ki çocuklu aileler için çok anlamlı bir tatil olmuyor malesef Alaçatı.

3 Nisan 2015 Cuma

Ortaya Karışık İzmir Alır mıydınız?

Biz geçen haftasonu aldık :) Pek de iyi oldu, hava değişikliği. Aslında İzmir'in rüzgarı çok iyi olmazmış, hem yağmur hem rüzgar daha da bir zor oluyormuş ama biz yine de zevkle gezdik.

Kordon'da yürürken..

26 Mart 2015 Perşembe

2 Yaş Doğumgünü Partisi

Oldum olası doğumgünlerini çok sever ve önemserim, bu bana ailemden geçti sanırım. Annemin aynı yıl içinde 3-4 kez doğumgünü yaptığı olmuştur bana, biri arkadaşlara biri akrabalara .. filan gibi. Bende şimdi eşime ve oğluma güzel anılar bırakmaya çalışıyorum.

Bu seneki fotoğraf çekim köşemiz burasıydı.

23 Mart 2015 Pazartesi

Toroslarda Kardanadam Yapalım

Baharın geldiği , kışın ve karın bizi terketmek üzere olduğu şu günlerde pazar günümüzü Gülek Boğazı- Kalesi ve Karboğazı geçidinde geçirmeye karar verdik.

2 yaşında bir çocukla çok konforlu olmasada Beyaz'da kar ile tanışsın diye gitmeye karar verdik. Küçük bir çocukla karlı soğuk bir bölgeye gidecekseniz, hem onu iyi giydirmeli, hem de giysilerinin benzerlerinden yedek almalısınız. Karda yuvarlandığı için üstü başı ıslandı, aracımıza biner binmez kıyafetlerini değiştirdik.

Pelit tesisinde bulunan, Romalılara ait Milstone- Kilometre taşı, yol kenarlarında bulunan uzaklık gösteren taşlar.

19 Mart 2015 Perşembe

Bebeğinizin Teknoloji İle Arası Nasıl?

 Benimkinin iyi olması için elimden geleni yapıyorum :)

Bazı anneler gibi aman çocuğum televizyon seyretmesin, tablet ve akıllı telefon kullamasın, bilgisayara bakmasın gibi düşüncelerim olmadı. Çünkü teknolojiyi yakalayamazsanız ucundan tekrar tutmak çok zor oluyor. Onun için imkanlarım elverdikçe tüm özelliklerini kullanmasam da günlük iletişim araçlarımı son teknoloji seçmeye çalışıyorum. Özelliklerini de kullanmaya ve çocuğuma öğretmeye özen gösteriyorum.


16 Mart 2015 Pazartesi

Palyaço Korkusu Koulrofobi

Mart ayının gelmesiyle bizim evdeki organizasyon telaşları başlamış oluyor, ne güzel !!!  Organizasyon, parti hazırlamak, hediye seçimi hepsi de çok ilgimi çeken konular onun için yorulmadan, sıkılmadan zevk alarak uğraşıyorum bu işlerle. Kimine göre belki kendime iş çıkarıyorum belki de gereksiz bulunuyor ama hayata bir kere geliyoruz, gülerek eğlenerek yaşamak en güzeli bence.


Beyaz'ın 2 yaş partisini yaptık, herşey çok güzel geçti. Geçen sene ki palyaço çağırma hatasını bu sene yapmadım tabi ki, bu sefer animatör geldi, çocuklara çok güzel oyunlar oynattı. Yüz boyama, çuval ile zıplama, balondan çeşitli eserler yapımı gibi ilgi çekici hareketlerle bize güzel bir gün geçirtti. Adana'da olup kendisiyle çalışmak isteyen iletişim numarasını verebilirim ve tavsiye ederim.


Geçenlerde yolda yürürken promosyon dağıtan bir palyaço ile karşılaştık, Beyaz'ın hala onlardan hoşlanmadığını o zaman anladım. Aslında bir çocuk birilerini sevmiyorsa bir nedeni vardır diye düşünüyorum , bu hayvanlar içinde geçerli. Çocuklar ve hayvanlar biz yetişkinlere göre daha saf sevgi ile dolu olduğundan sanırım insanların içindeki iyiliği ve kötülüğü hissedebiliyorlar. Burnu kapalı, yüzü boyalı, saçı kabarık insani renkler dışında e daha ne olsun ...


Görüp kafasını çevirince korktuğunu anladım ve konuyu çözmemiz gerektiğini düşündüm. Bu durumda bizim tepkimiz ise şöyle oldu, haklısın palyaçodan hoşlanmak zorunda değilsin, o kostüm giymiş bir insan, insanları güldürmeye çalışıyor, korkutmaya değil. Yani bu korkulacak biri değil, ama bencede çok yakınımızda olmasına gerek yok.

Korku ve sevgisizlik kelimelerini en az kullanarak bu olayı açıklamaya çalıştım.  Bir daha gördüğünde vereceği tepkinin en azından korku olmamasını umut ediyorum.

24 Şubat 2015 Salı

Sünnet Ne Zaman Yapılmalı ?

Erkek çocuk ailelerinin yaptırdıkları , benim için sünnet öncesinin kabus gibi geçtiği günleri anımsatıyor bu konu. Aslında hem zor hem de cok düşünülmeden yaptırılması gereken bir sağlık olayı bu. Biz 22. ay bittiğinde yaptırdık sünneti , aslında bence biraz geç kalınmış bir zaman bu, çünkü coçuklar gerçekten herşeyin bilincinde bu çağda. Kendi merkezimiz olan Batıkent Beyaz'a hic de yabancı bir yer değil , fakat sünnet günü birşeylerin olacağını anladığından tedirginlik, korku duygularını yaşadı oğlum. Erken sünnet istememdeki neden de aslında bu korkunun yaşanmamasıydı. Yani 6-10. aylar arası en güzel zamanlar bence. Bir kısım aile ve doktorun tercihi de hemen dogum ertesi oluyor, iyileşme sürecinin hızlılığından dolayı  tercih edilebilir.

16 Şubat 2015 Pazartesi

Artık Makarnalarımızı Ben Hazırlayacağım

Geçen haftasonu yine ani bir kararla İstanbul'a yolumuz düştü, işlerimizi halledip kendimize kalan zamanda sosyal aktivite yapmayı ihmal etmedik.
                 

3 saatlik bir kurs olan makarna kursu hem merak ettiğim, hem de bizi yormadan zevkle yapabileceğimiz , hemde bize faydası olacak olan yemeklerimize renk katacak bir kurstu. Öyle olunca arkadaşım Özgecan ile birlikte katılmaya karar verdik.

10 Şubat 2015 Salı

Uçakta Doğan Çocuk Nereli Olur?

Bu sürekli aklımızda olan, hatta doktorumla aramda son günlerde sürekli uçalım çocuk havada doğsun, dünya vatandaşı olsun diyerek espri yaptığımız konunun aslını öğrendim.

5 Şubat 2015 Perşembe

Macera İster misiniz?

Eğer cevabınız evetse Sevgili Melike'nin blogunu bir ziyaret edin, kendisi hem meslektaşım hem de blogger arkadaşım, dolayısıyla konuşmalarımız o kadar çeşitli ki hergün yazışmazsak olmuyor :)

Blogun faydalarından biri de güzel insanlarla tanışmak ... Melike'den onlardan biri, haydi şimdi onun bloguna.


3 Şubat 2015 Salı

Budapeşte : Sıcak kanlı şehir

Budapeşte için böyle bir başlık attım, çünkü hava soğuk olsa da şehirdeki sıcaklık gerçekten görülmeye değerdi.

Biz Budapeşte'yi o kadar güzel gezdik ki, gidecekler için bir rehber olacağına eminim, Viyana'dan Keleti durağına 2.5 saatte Railjet firmasıyla geldik, sanırım tren yerine otobüs tercih etsek daha uygun fiyatlı olabilirdi, ama bu kadar hızlı gelemezdik :) E yurtdışında da vakit nakittir diyerek her anımızı değerlendirmeye çalışıyoruz.

28 Ocak 2015 Çarşamba

Hoşgeldin 2015 : Viyana'da yeniyılı karşıladık

Bu sene bir değişiklik yaparak, çok da uzun zamandır merak ettiğim Viyana şehrini yılbaşı zamanı görelim istedik. Yılbaşı zamanı  renkli renkli süslenen caddeler, çok merak ettiğim Noel pazarlarının küçük bir bölümünün açık olması, insanların yeniyıla girerken içlerindeki o coşku görülmeye değerdi, fakat öyle bir soğuk vardı ki kışın Avrupa'ya gitmeyi artık iki kere düşüneceğiz gibime geliyor:) Biz Adana'da 16 derecede iken -5 dereceye düşmek dengemizi biraz bozdu diyebilirim, hatta malesef fotoğraflarda sürekli atkı bere kullandığımızdan yüzümüz pek görünmedi.

Yine de tatil, yeni yer keşfi beni mutlu etti, özellikle bu gezimizde ben Viyana'yı çok beğendim. 2 gününmüzü de Budapeşte'de geçirdik, orasıda şehir ve tarih olarak harikaydı ama Budapeşte'de insanlara olan güvensizlik beni irite etti.

Viyana havaalanının ismi  Schwechat, indiğimizde çok beklemeden pasaport işlemlerimizi hallettik, şehir merkezine 5 kişi olduğumuz için taksi ile gitmek daha mantıklı olacaktı 60 Euro'ya 25 dakika içinde otelimizdeydik.

Viyana'da metro ağı çok gelişmiş ve kolay erişilebilirdi, biz günlük kart alıp rahatça gezdik, ama kesinlikle bilet sorulmuyor yine de böyle bir risk almaya değmez, biletimiz cebimizde kendimize güvenerek heryere gittik:)

4 Ocak 2015 Pazar

Viyana'dan merhaba

Yılbaşını bir değişiklik yaparak Viyana'da geçirdik , buralarin yeniyil coşkusunu hep merak etmiştim bu yıl görmek kısmet oldu. Umarım yeni yıl saglik, huzur, sevgi, başarı, şans getirir. 



Sevgiler...