15 Aralık 2014 Pazartesi

Marley & Me

Haftasonu sinema günü yaptık, Dünya Rakı Gününe katıldık, ama onları yazmadan önce bu sıcacık filmi yazmak istedim. İnsanın içini ısıtan bir hikaye , birazda bize çok benzettiğim bir yaşam tarzı olduğu için sanırım daha çok sevdim.

Film Jennifer Aniston ve Owen Wilson çiftinin evlenme sahnesiyle başlıyor, bu iki oyuncuyu da çok severim, henüz beğenmediğim bir filmleri olmadı desem yanlış olmaz.


Kız sürekli planlı programlı davranan, hayatını belli kesitlere ayırmış biri. Öncelikle evlendi, sonrasında sıcak bir yere taşındı, bu Amerika için Florida , Türkiye için Adana : ) oluyor.  Sonrasında ev alma hayali, arkasından gelen bir puppy.  Ev almanın bir sonraki adımını çocuk olarak düşünen Owen'a arkadaşından ilginç bir fikir önerisi geliyor. Owen 'ın bekar arkadaşının önerisi eşine bir köpek hediye etmesi ve çocukla ilgili zamanın uzayacağını söylemesi.


Bizim eve Sofi'nin geliş amacı ise şuydu;  ben köpeklerden aşırı derecede korktuğum için bu korkumu yenmem gerektiğini düşünüyordum, dolayısıyla da çocuğuma geçirmemem gereken bir korku olduğunun farkındaydım. Gerçekten de öyle oldu artık dışarıdaki köpeklerin yanından bile çok rahat geçiyorum, seviyorum onları. Dolayısıyla Beyaz'ın da hiç korkusu yok. Ben ve Sofi amacımıza ulaşmış olduk.


Köpeğe alışma sırasında yaşananlar yine bizim eve benzer görüntülerdi , çok güldüm. Tuvalet eğitim, gece ağlaması, şimşekten korkması, mama delisi köpeğin sadece kabındaki mamayı yemesi şartı gibi enstanteneler komikti.


Bu aşamlar geçtikten sonra bebeğe karar veren çift ilk hamilekte bir hüsran yaşıyorlar, yaşadıkları duygusal durumu yine anlıyorum, bizde aynı haftalarda benzer bir kayıp yaşadığımız için anne için kötü zamanlar olduğuna eminim.

Hemen sonra bir bebek geliyor eve, köpeğin bebeğe alışması için koklatma, sevdirme çabaları, maksat evin ilk çocuğu bebeği kıskanmasın ve zarar vermesin :)




Buraya kadar bizimle aynı durumları yaşayan ailede, bazı değişiklikler oluyor. Mesela 2. çocuk geleceği için anne işten ayrılıyor.  Artık başka çocuk yapmayalım dedikleri sahne 3. çocuğun doğduğu an ile devam ediyor :)  

Florida'nın sıcak ve samimi havasından çıkıp şehir hayatına karışmak istiyorlar bir süre sonra,  soğuk memlekete geldikleri için havuzdan çıkmayan çocuklar artık kartopu oynayıp, kardanadam yapmayı öğreniyorlar.  Yine eğleniyorlar, yine mutlular.


Derken bir sona yaklaştıklarını anlıyorum ve tabiki bana da geliyor bir hüzün, artık köpekleri küçüklükten çıkmış yaşlı ve hasta bir köpek olarak devam ediyor hayatına. Birkaç veteriner muayenesinden sonra onu uyutmaya karar veriyorlar. Hepsi gözyaşı dökerken ben de geri kalmıyorum tabiki, aklıma Sofi'yle bizimde mutlaka ayrılacağımız zaman geliyor, duygulanıyorum.

Ev de bir boşluk olsada hayatlarına yine de devam eden bu güzel ailenin filmini herkese tavsiye ederim. 

İyi seyirler...

9 yorum:

  1. Merhaba blogunuzu yeni keşfettim ve takibe aldım ben de bloguma beklerim sevgiler :)
    makyajtavsiyem.blogspot.com.tr

    YanıtlaSil
  2. Bu filmi pekçok yerde duymuştum..merak ediyorum bir ara izlerim inşallah
    mutlu haftasonu diliyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler sizede iyi haftasonları, mutlaka izleyin çok eğlenceliydi.

      Sil
  3. Blog keşif etkinliğinden geldim sizi takipteyim ben de bloguma beklerim :)
    http://sinempehlivan39.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil
  4. Merhaba,
    Blogunuzu takibe aldım, bana da beklerim. Sevgilerle...
    www.neclasolen.com

    YanıtlaSil
  5. Merhaba, film uzun süredir izlemek istediğim bir filmdi, bu paylaşımdan sonra en kısa sürede izlemeyi düşünüyorum :)
    Bu arada bloguma beklerim. Sevgiler,

    diyetdegilsaglikliyasam.blogspot.com.tr

    YanıtlaSil