10 Kasım 2014 Pazartesi

Adana'da nereler gezilir?

3 hafta önce Melike-Olgun çifti haftasonlarını geçirmek için Adana'ya geldiler. Melike hem meslektaşım hem de blogger arkadaşım, gayet güzel yazıları var. O da benim gibi çok gezip çok yazmayı seviyor.

Onların sayesinde Adana'da nereler gezilir, neler yenir gibi sorulara turistik açıdan bakmış olduk. Benim çıkardığım bir gezi listesi vardı, ilk önce karı-koca başbaşa takıldılar ama sonrasında biz onları yalnız bırakmadık:)



Melikenin bloguna mutlaka uğrayın, yazıları çok zevkli http://www.ayagimintozuyla.net/ , Adana yazısını da merakla bekliyorum, bakalım bizim şehrimiz için neler hissetmişler nasıl zaman geçirmişler.


Adana şu an çok turistik olmasada yapılacak olan yatırımlarla çok çok güzelleşeceğini düşünüyorum. Büyük saat kısmı restorasyona başlamış bile.

Gelelim gezilere, hem tarihi hem eğlenceli hem de midemize hitap eden bir gezi oldu...

Büyük Saat

Yapımı Ziya Paşa zamanında başlamış, Abidin Paşa zamanında tamamlanmış 1882 yılında.  32 metre yüksekliğinde ki bu kule Osmanlı zamanında en yüksek kuleymiş.  Bir söylentiye göre de bir bu kadar daha toprağın altında varmış. 4 tarafındaki saat kadranları ise zamanında işçilerin işe giriş çıkış zamanları konusunda bir öneme sahipmiş.

Kulemiz şu anda da Büyükşehir Belediyesinde amblem olarak kullanılıyor.





Büyük Saatin eski hali.
                                   
                     
            Büyük Saat'in yeni hali, bence çok güzel olmuş. Şirin  ve eski hava katmış o sokağa. Ne de olsa Adana'nın yolları taştan.....







Çarşı Hamamı

1529 yılında Ramazanoğulları tarafından yapılmış bu hamam halen işletilmekte. 4 nesildir aynı aile tarafından işletiliyor yarım gün bayanlara yarım günde erkeklere hizmet veriyor. Büyük Saatin hemen yanındaki hamam, hem tarihi eser hem de güzel arınma yeri.



Ulu Cami

16. yy 'dan kalma asıl ismi Ramazanoğulları camisidir.Ramazanoğulları külliyeside halen açık ve işlev görüyor. Cami Büyük saat ile aynı mahallede yer alıp aralarında sadece park vardır.

Bu parkta daha önce yazımda bahsettiğim Ziya Paşa'nın mezarı bulunuyor.








Biz hem parkta hem de caminin önündeki kuşları beslerken yine eğlendik, zaten hemen cami önünde kuş için yem satan biri var.























Taş Köprü

Adananın simgesi , Roma veya Hititler döneminde yaptırılmış aslen 21 gözlü fakat 7 gözü toprak altında kaldığından 14 gözü görünen Taş Köprü. Bu köprü dünyada halen kullanılan en eski köprüymüş. Roma döneminde daha dar olup, sonra genişletilmiştir. Eskiden araç trafiğine açıktı bu köprü, hatta yol olarak işlerimizi çok kolaylaştırıyordu, ama artık trafiğe kapalı. Çok eski olduğundan restorasyon sadece yayalar için yapılıyor sanırım. Kim tarafından yaptırıldığı bilinmeyen yani o kadar eski bir yapı ki hiç bir kanıtı olmayan bu köprü gerçekten görülmeye değer bence.


Atatürk'ün Evi

Taşköprüden şehir merkezine giderken yolun solunda kalan bu ev Atatürk'ün Adana ziyaretinde kaldığı Suphi Paşa'nın evidir. Ben ilkokuldayken gitmiştim, çok etkilenmiştim. Melikelerden birşey öğrendim, bu müzede yazılı bir bilgi: Atatürk'ün kendi heykeli ile birlikte aynı pozda yeraldığı tek yer Atatürk parkıymış. Burada sergilenen bir fotoğrafta bunu görebiliyoruz.








                      17 Kasım 1937 yılında çekilmiş bu fotoğraf.



Sabancı Merkez Cami

Türkiye'nin ve Ortadoğunun en büyük camisidir. Merkez parkın hemen yanında yer alır 1998 yılında ibadete açılmıştır.

4 yarım-kubbe, 5 kubbe, 6 minaresi vardır; bunlar 4 halife ve 4 mezhebe, İslam’ın 5 şartına, imanın 6 şartına karşılık gelmektedir. 32 metre çaplı ana kubbe 32 farza, avludaki 28 kubbe Kur'an’da adı geçen 28 peygambere, ana kubbedeki 40 pencere Muhammed'in peygamber olduğu yaşa ve 40 rekat namaza, 99 metrelik 6 minare Allah’ın 99 güzel ismine karşılık gelir.

Ramazan ayında çok büyük bir kalabalığa hizmet veriyor bu cami.




Merkez Park

New York'taki Central Park kadar büyük, geniş ve cezbedici olmasada şehir içinde nefes almak için yeşil alan görmek herkesi rahatlatıyordur sanırım. Ortadan geçen Seyhan Baraj Nehrinin iki yakasına kurulmuş park toplamda 33 hektarlık yere kurulmuş, Türkiye'nin en büyük parkıymış, bende yeni öğrendim. Eskiden burada otogar vardı, şimdi ise şehrin tam ortasında kalan bir park var.


Hamileyken yürüyüş yapardım bu parkta, çevresini 1 tur yürümek 4 km diye hatırlıyorum, zaten o kadar çok yürüyen, koşan varki insan buraya gelince sporunun da çok güvenli bir şekilde yapabiliyor.


                        

Öncesi ve sonrası....  Bu park birçok fotoğraf çekimine de ev sahipliği yapmakta. Bizim fotoğrfçımızın tercihi buradan oldu, çok canlı renklerle süslendi albümlerimiz.



Suyu diğer tarafına geçelim birde, merkezden çıktıktan sonra Adnan Mendere bulvarı boyunca Seyhan Baraj gölünün kıyısından gidiyoruz. Yavaş yavaş  gidiyoruz ki misafirlerimiz bu güzel manzarayı izlesinler. Giderken de Adana'nın kendine has tadı olan BİCİ BİCİ yemek için duruyoruz. 

Adanan Menderes'te seyyar satıcılar bolca vardır, biz bunlara tablacı deriz. Sanırım biz sürekli kullanıyor olsak da tablacı kelimesi sadece Adana'da bilinen bir söz.

Bici Bici

Rendelenmiş buz, nişasta ile hazırlanan muhallebi kıvamında bir tat, gül suyu, bol meyve, kırmızı renklendiriciler ve üzerine bolca pudra şekeri ile yenen bir tatlı. Genelde yaz aylarında yensede bu mevsimde de bulunuyor.

Oğlumda bu tatla tanışmış oldu böylece ve tabiki her çocuk gibi renkli sıvıyı görünce yemek için can attı. 
Not: Pipet ve kaşıkla gelen bu tatlıyı, ben nişastaları pipetle çekerek yerim, hem nişastalı kısım az gelir hem de sıvı kısım fazla olduğundan daha çok hoşuma gider.

Brooklyn köprüsünden Manhattan'a bakıyormuş gibiyiz.  Buradaki manzarayı oraya benzetiyorum çünkü.


Atatürk Parkı

Şehir içinde kalan bu parka, Atatürk caddesi ve Ziya Paşa bulvarı arasında yerde konumlanıyor. Yürüyüş yapanlar, köpeklerini gezdirenler, bebek arabasıyla gezenler ağırlıkta bu parkta. Girişinde çay bahçesi de olunca gelip geçenin eksik olmadığı bir yer burası. 
                                               



Gelelim yemek işlerine...

Yüzevler'de Kebap
Hem Ziyapaşa'da hem de şık bir restoranttır burası, yemekleride güzeldir. Kebap konusunda o kadar çok tercih var ki, benim beğenmediğim kebap sayısı da çok azdır, genelde bu işe kendini vermiş ustalar çok güzel kebaplar yaparlar. Adana'da kebapçıya giderseniz, neler olur biliyor musunuz? Masanız biranda değişik salatalar ile donatılır. Ezme,çoban salata, çiğ köfte, soğan salatasının en az 2 çeşidi, yeşillikler, küçük pide ve lahmacun ( ben çok severim), süzme yoğurt, mis gibi sıcak ekmekler... ve istediğiniz her türlü meze. Aslında bunları yedikten sonra ana yemeğe çok az yer kalıyor ama onuda yiyorsunuz:) Yanında şalgamıda ihmal etmemek lazım.



Kaktüspark'ta nargile keyfi

Buraya gelmeden önce kamu spotunun nargile konusunda hepimizi kötü etkilediğini konuşsakta içmeden geri kalmadık. Evet o spotları izlemek insanı bilgilendiriyor ama insanoğluda zararlı şeyleri seviyor malesef:(
Adnan Menderes'ten suyun karşısına geçmeden önceki yerde burayı bulabilirsiniz, yemek,tatlı,çay,kahve ve hatta çocuk parkı da var. Bizim için artık çok önemli bir ayrıntı bu:)

Sütiş ' te kahvaltı

Bilinen bir marka Sütiş Adana'da yeni açıldı ama, Park Zirve içinde, kahvaltı için çok çeşitli, yerken insanı mutlu eden bir yer. Çünkü açık büfe değil, menüden sipariş veriyorsunuz istedikleriniz masanıza geliyor. Sadece kötü bir yanı var, ses düzeni iyi değil, o kadar gürültülü bir yer ki oradan ayrıldığınızda gerçekten yorulduğunuzu anlıyorsunuz.
                                               


Paşa Limanı'nda yemek

Çocuk misafirleri sevmeyen , menüsü dünya mutfağı olan bir restorant. Beyaz varken gelmiyoruz tabiki, o yokken de misafirlerimizi buraya getirebiliriz diye aklımıza gelen bir yer. Giderseniz önerim Trança balığı.
Ziyapaşa'nın bir arka sokağında .
                                         


Taps'te yemek

Mutfağı çok geniş, tatları güzel, bira severler için çok çeşit içeren bir kafe. Ziya Paşa bulvarında yeri de çok güzel, geçerken oturup bir kahve de içebileceğiniz bu mekanın şimdiki adı Taps, yakında konsept ve isim değişikliğine gidecekler, eminim yine başarılı olacaklardır.
                                                   


Cosecha'da Çelik konseri

Bu kafeyi cumartesi günleri oğlumuzla çok tercih ediyoruz, zaten artık onu tanımayan da kalmadı burada:) Biz yemeklerini seviyoruz, biraz menü değişebilir tabiki ona hayır demeyiz... Bazı akşamlar Cosecha'nın alt katında etkinlikler düzenleniyor, işte o günlerden biriydi Melike'lerin geldiği haftasonu. Çelik ve Hakan Küfündür konseri vardı, kendi arkadaşlarımızla gittiğimiz için eğlendik, güzel geçti.



Kazım Büfe'de tost ve muzlu süt

Çocukluğumda yediğim en leziz tostlardı desem yalan olmaz. O zamanlar parkın içinde küçük bir köşesi vardı 
Kazım'ın. Ama o küçücük büfe hiç boş değildi, saat kaçta giderseniz gidin, hala da öyle. Şimdiler de Toros caddesine taşındı , yine büfe şeklinde ama daha büyük. Gittiğinizde tost yiyebilir, muzlu süt, şalgam hemde taneli, portakal suyu içebilirsiniz. Eminim çok beğeneceksiniz. Hatta yolculuk yapacağınızı söylerseniz size uygun paketleme yapıp şalgam vereceklerdir.


Bir de benim yemediğim ve tavsiye de edemeyeceğim yiyeceklerimiz var. Sakatat severim aslında ama bunları yemek bugüne kadar hiç içimden gelmedi. Çürük çorbası, mumbar dolması, şırdan.


Yazarken farkettim de ne çok gezilecek yerimiz varmış, gelmek isteyenleri bekleriz Adana'ya. Müze gezmek isteyenler için ;Etnografya Müzesi, Sinema Müzesi de listeye alınacak yerlerden olabilir. 4 Nisan 2015 günü ise Portakal Çiçeği Karnavalımız var, çok zevkli geçiyor, festival severlere duyurulur.
Didem


9 yorum:

  1. Canim bayildim resimlerinize ne kadar cok eglenmissiniz oyle . Harikasiniz

    YanıtlaSil
  2. Didemcim, harika haftasonu için tekrar çok teşekkür ediyoruz! Adana'daki Manhattan manzarasına karşı çekildiğimiz resimde beni gören herkes Adana'nın muhteşem bir yer olduğuna kanaat getirmiştir zaten :) Ben de yazımı hazırlamak için sabırsızlanıyorum!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tekrar bekleriz Melikeciğim, zaten sen bayıldın Adana'ya, dediğin gibi fotoğrafta belli:))))

      Sil
  3. canım adanayı ne güzel anlatmışsın. Yalnız yemekte mıdıktaki tanrısever restoranı da ilave etmek lazım bnece.oranın kendi yaptıkları sucuk ve humusu listeye girer

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet doğru söylüyorsun orasıda var, ama bu kadar egeli olupta ilk etap ta o sucukları yemek kolay olmaz diye düşündüm:))))

      Sil
  4. sıcaklığın had safası olan adana da baya gezmişsiniz :)

    YanıtlaSil
  5. Hem eğlenceli hemde çok detaylı bir yazı olmuş, ayrıca fotoğraflardan da ne kadar eğlendiğiniz belli. Keyifli seyahatler dilerim

    YanıtlaSil
  6. Ülkemizde sayılı termal tatil yerleri arasında olan Pamukkale ve Karahayıt mutlaka ziyaret edilmesi gereken yerler arasındadır. Termal in faydaları saymakla bitmez. Tatil yerleri arasında çok önemli yerlerin tanıtımında öneme sahip olan Yerel Turizm u ziyaret etmenizi öneririz. Tatil Yerleri ni ziyaret ederek birbirinden özel tatil yerlerini ve otelleri inceleyebilirsiniz.

    Güzel bir tatil yeri ve otel önerisi için Krizantem Hotel adresini ziyaret edebilirsiniz.

    YanıtlaSil