9 Ekim 2014 Perşembe

Rodos'ta yedik yedik yedik...

Rodos'a indik ne mi yaptık? Çocuklu olduğumuz için gümrükten öncelikli geçiş hakkımızı kullandık:)
Grubumuzdan Gizem kapıda vize uygulamısıyla giriş yaptı, onun da girdiği kapı ayrıydı ve bomboştu, çok rahat geçtik. (Kapı vizesi 60 Euro)
Kapıda vize alanların çok beklediğini okumuştum birkaç yerde ama bizim şansımıza önceden vize alanlar çok bekledi:)

Otele yerleştikten sonra kendimizi Old Town'a attık, şirin mi şirin bir şehir havasını hemen hissettik. Kale duvarlarının arkasında zemini aynı boy taşlarla döşenmiş yollar bizi bekliyordu. Zemin gerçekten emek verilerek yapılmış ve hiç bozulmamış.


Biraz ilerledikten sonra Hipokrat meydanına geldik, e tabi karnımız acıkmıştı. Ama saat olarak daha akşamüstü olduğundan az yiyelim akşama güzel bir ziyafet çekelim istedik. Meydan da bulunan Palazzo Cafe'nin üst katına çıktık, meydan manzarası eşliğinde yemeklerimizi söyledik. Böyle kafelerin yemeklerini çok beğeneceğimi sanmazdım ama, Rodos'ta yediğim en iyi musakka buradaydı. Aynı zamanda lazanyasıda harikaydı. Tzatziki yani cacık ama sıvı olmayan cacık ta harikaydı. Bir de pizza söyledik fakat o gerçekten başarısızdı. Kafenin gizli yerlerinde NO VISA yazıyordu, yani nakit ödemek şart!!!
Üst resimdeki NO VISA yazısının gizliliği gayet akıllıca düşünülmüş:)


Bu arada Rodos'ta hiç internet sıkıntısı çekmedik, her mekanın girişinde Free Wifi yazıyordu, bu da bizim için avantaj çünkü heryerde Beyaz için İpad gerekli, hayat kurtacı:)

Ekim ayında gidince özellikle akşamları esinti çok oluyormuş burada, bizde giydik uzun kollularımızı öyle gezmeye devam ettik.


Gelelim akşam yemeğine, enfesssssti, gidenlere kesinlikle öneriyorum. Hem atmosfer hem yemekler harikaydı.
Hatta çalgıcılar geldiğinde bir ara kendimizi masaların arasında dans ederken bulduk desem yalan olmaz. Bizim Türk olduğumuzu anlayınca "Mavi mavi masmavi" "Binnaz"... gibi şarkılarıda çaldılar. Tüm restorant dans ediyordu tabi o sırada, eh neşeli bir toplumuz tabiki:) Bizim enerjimiz Almanından Yunanıda herkese bulaştı:)



Romios

Yunan yemeklerini genellikle balık üzerine sanıyordum, çok yanılmışım aynı bizim Akdeniz hatta Adana mutfağına çok yakın. Özellikle Greek menü istediğimizde her yemeğin içinde kırmızı et vardı. Öyle böyle değil baya büyük parçalar halinde yedik etleri.
İlk resimdeki ekmekler ve soslarının lezzeti harikaydı, ama bunlarla doymamak adına çok yemediğim doğrudur. 

Mousaka- Sırayla patlıcan,kıyma,patates püresi,beşamel sos,domatesli sos ve en üstte bol kaşar... Daha ne olsun...

Kokinisto- Domates sosun içinde biftekler ve patates kızartması.

Stifado-  Küçücük soğanların sos içinde piştiğini düşünün, etleride ekleyin işte Stifado:) Soğanlarda tatlı bir tat vardı, çok yediğim bir sebze değildir aslında ama bu güzeldi.

Gemista- Bildiğimiz biber ve domates dolması!!! Aynı bizimkiler gibi.

Giuvetsi- Buda bildiğimiz erişte, içinde biftek olan..

Pastitsio-  Lazanya kıvamında yine bol etli bir yemek.

Aslında bunların her biri benim için bir öğün olabilirdi ama insan tatilde olunca gözü yemek konusunda doymuyor sanırım.

Üsttekiler mezelerimizdi yani, asıl ana yemekler şimdi geliyor.

Stuffed grilled squid- Bu benim yediğim kalamar dolmasıydı ve bence masadakilerin en iyisiydi. Kalamarın bir ucunun içinde beyaz peynir, bir ucunun içinde biberli domatesli bir sos vardı. Ve çok başarılıydı.

Octopus with orange- Portakal sosunda pişmiş ahtapot, bunu beğenen de oldu ama benim için ana yemeklerde 2. sıradaydı.

Posidona's shrimps souvlaki- Karidesleri şişe takıp pişirmişler, benim için karides ne kadar büyürse o kadar kötü oluyor ve yine öyleydi. Aslında menünün de en üstündeki yemek ama benim ağız tadıma uymadı.


Buraya gerçekten gelin, ihmal etmeyin...


Diğer gün öğlen hakkımızı Kolimbia kasabasından kullandık  Nsaki adlı sahil balıkçısında hoş vakit geçirdik. Burada diğer yerlerden farklı olarak, bebek karides yedik, yani ilk bakışta nasıl yerim diye düşündüğüm bu minikleri ağzıma attıkça attım, aynı cips gibiydi. Ayrıca balda pişmiş Feta cheese çok başarılıydı, tatlı-tuzlu karışımı beni hiç rahatsız etmedi.

Akşam ise adını bir çok yerde duyduğum Alexis önünden geçtik ama içerisi hiç de çekici gelmedi bana, hem boş hem de zevksizdi. Daha otantik yerler aradık, gizli kuytuda kalmış ama güzel tatları olan restorantlar..

Ve sonunda bir mağara içi gibi yerden geçerek Alexis 4 Seasons restorantı bulduk. Buranında musakkaları süperdi. İçeride de Türk olmayan yoktu sanırım:)  Greek menü çok doyurucu olduğu için ekstra yemek söylemek istemedik çok da iyi etmişiz, tatil kiloları kolay gitmiyor çünkü.


Dönüş yolunda ise ilk gün Old Town'da keşfettiğimiz ama gidemediğimiz bahçe içindeki Ntinos' a gittik, orada da köfteli ve tavuklu yemek yedik. Köfte çok lezizdi gerçekten, zaten sevdiğim yemeklerin başında gelir. Saganaki cheese , direk una bulanıp kızgın yağda kızartılmış üzerinede zeytinyağı koyularak servis edildi. Çok güzel olmakla beraber benim tercihim Feta cheese'den yana oldu.
                                                                Girişine bayıldığımız yer.
Gel kolaya gel...
                                                          Saganaki cheese- Köfte- Tzatziki


Arada yediğimiz krepler, içilen nargileler de ayrı tatlardı. Sanki buraya yemek yemeye gelmişiz hissi hepimizde olduğundan hem karnımız hem de gözlerimiz doymuş bir biçimde bıraktık Rodos'u.

                                                        Afiyetler olsun hepimize....


8 yorum:

  1. Ucundan az az yiyip yemeklerin ziyan edilmesine çok üzülüyorum insallah yenmeyenleri çöpe dökmüyorlardir :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cok Haklısınız bende ziyan olan yemeğe cok karşıyım. Bizim masamızda ben dahil hepimiz iştahlı olduğumuz için boyle sorunumuz olmadı.

      Sil
  2. canim gitmek icin can attim inan kii...Rodos a bir sonraki bayramda biz de gideriz insallah..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hava sıcakken gidin ki denizden de faydalanın canim ..

      Sil
  3. Çok güzel görünüyor. Gidilecek yerler listesine eklendi ;)

    YanıtlaSil
  4. enfes masa ve mükemmel bir anlatım. Canım takipteyiz :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler canım, yemekler ve gezi enfesti...

      Sil