13 Ekim 2014 Pazartesi

Rodos adası gezimiz

Rodos'a ilk geldiğimizde bizi kale duvarları karşıladı, bu duvarların eski şehire giren birkaç kapısı var, onlardan birinden kendinize içeri attığınızda gerçekten eski zamanlarda yaşamış bir şehre geldiğinizi hissediyorsunuz. Bizim içinde aynen öyle oldu, yine meydanları var tabiki ama küçük, öyle Avrupa şehirleri gibi değil. Zaten şehirde Osmanlı izlerini sürekli gördük, camilerle, binaların yapısıyla, çeşmeleriyle...


Hipokrat meydanı, hem cafelerin hem de hediyelik eşya dükkanlarının olduğu bir meydan. Turistlerin bolca fotoğraf çektiği bizimde geri kalmadığımız yer de diyebiliriz:) Şadırvan meydanı da deniyormuş buraya, eh Osmanlı geçmiş buradan olsun o kadar...

Her meydanda olduğu gibi buradada kuşlar vardı, elimizde ekmek ve kırıntıları olmadığından balık krakerlerimizden verdik ve bu harika görüntüleri yakaladık. Küçük çocuğu olanlara önerim, dışarıda gördükleri hayvanları beslesinler. Biz çok memnun kaldık çünkü, evde Sofiye alışkın olan Beyaz bu kadar kuşun arasında çok eğlendi. Bir anne olarak o güldükçe ben daha çok güldüm tabiki:) İstanbul'da kuş yemi satıp çocukları mutlu edenleri anlıyorum artık...
video


Meşhuuuuur Şövalyeler sokağından bizde geçtik, taş zeminin bu kadar muntazam olması, sokakların başından sonunun görünmesi beni hem mutlu etti, hem de bu düzgünlüklerin  Türkiye'de olmayışı üzdü. Şövalyeler sokağının tepesine çıktığımızda bizi The Castle of Knights karşıladı, şu anda müze olarak kullanılan bu kaleye girip gezmedik, o sırada Beyaz uyuduğu için kendimizi sokakların o güzel havasına bıraktık. Tepeden aşağıya inerken kendimize hatıra almayıda ihmal etmedik.

Mandraki limanı da görülmeye değer, aslında eskiden burada dünyanın 7 harikasından biri varmış. 32 metrelik boyuyla Rodos Heykeli (Kolossos) gelen denizcileri karşılıyormu. Adada ilk yaşayan dorlar tarafından yapılmış olan bu heykel deprem ile birlikte yıkılmış. MÖ 282 yılında yapılan heykel 56 yıl sonra yıkılmış ve hiç onarılmamış, 654 yılında Arapların Rodos'u fethinden sonra Suriyeli bir yahudiye satılmış olduğu söyleniyor. O yıllarda bu kadar büyük eserlerin yapılmış olması da düşündürücü, aynı şeyi piramitler içinde düşünüyorum ve yapılışlarını merak ediyorum!!! Şu anda ise heykelin ayaklarının bulunduğu yerde 2 adet geyik var, biri dişi biri erkek. İsimleri ise Elefos ve Elafina. Zamanında kralı bir yılan sokmak üzereymiş o sırada içeri giren geyik yılanın başını ezmiş ve öldürmüş. Bu olaydan sonra Yunanları geyikleri kutsal hayvan sayıp kurtarıcı gibi görmüşler.
Bu yüzden de Rodos Heykelinin yerinde geyikler var. Bu heykelin elinde meşale var, Ny'deki Özgürlük anıtının buradan esinlendiği söyleniyor...
                                                Bizim Dünya Harikamızı sıkıştırırken :)


Birde 45 km uzaklıkta Lindos var, aynı bizim Bodrum'u andıran beyaz evlere sahip küçük bir kasaba. Biz araba kiralayıp gittik, ama toplu taşıma ile de gidilebilir. Lindos'unda tepe kısmında bir kale ve tarihi kalıntılar var. Biz buraya çıkmadık, eşek üzerinde çıkanları gördük ama. 5 dk içinde yukarı çıkıyorlardı, çok tercihim olan birşey olmaz heralde çünkü eşeğin sahibi de 60-70 yaşları arasında insanlar. Turistler oturuyor o insanlar yürüyürek tepeye çıkıyor bu da bir garip geldi bana...

Lindos'ta şirin bir  eczane buldum.
Sokaklarıda böyle beyaz ve dar, kaybolmak isteyenler için:)

Lindos'ta gezerken şirin bebekler satan bir dükkan buldum, içeri girip soralım neymiş bu dedim. Mitolojik bebeklerin hikayesi şöyle, yatak odasına astığınızda sizin stressiz ve mutlu bir uyku çekmenizi sağlıyormuş bu seramik bebekler. İşlevini ister yerine getirsin ister getirmesin güzellikleriyle bizim evin dekorasyonuna farklılık katacakları kesin. 


2 yorum:

  1. Cnm Rodosa gitmek icin can atiyorum gercekten . Fotograflar da harika buarada . Beyaz a Hic laf yok en tatli o cikmis kimse kusura bakmasin

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ege'de olduktan sonra geçişte kolay, gidin mutlaka. Beyaz birtane :)

      Sil