27 Ağustos 2014 Çarşamba

Sleep No More ile korkmaya hazır mısınız?

New York'ta son gecemizde bizi bekleyen bu oyun gerçekten benim için çok farklı bir deneyim oldu. Bir gece öncesinden Erdem ve kız arkadaşıyla buluştuğumuzda onların önerisiyle gidelim dedik. Hemen bilet aldık, saat 10.30 'daki gösteriye girmek için The McKittrick Hotel'in yolunu tuttuk. Bu otel 2. Dünya savaşından önce yapılmış fakat hiç açılmamış, taaaa ki İngiliz tiyatro ekibi burayı keşfedene kadar.

Shakespeare'in ünlü Macbeth'ini izleyeceğimiz için heyecanlıyız biraz, nedeni ise, bilinmeze doğru yol almamız.


Öncelikle otele giriyoruz, girişteki vestiyerde çanta, ceket ne varsa alıyorlar. Ben tedbirliyim elimde hiç birşey yok, ama malesef ayağımda kocaman stilettolarla bu oyuna dahil oluyorum. Oturarak izlenecek bir oyun olmadığından ayağınızın rahatlığı çok önemli.

Ardından resepsiyona geliyoruz , rezervasyonumuzu soruyorlar, bir nevi check-in yapıyoruz ve bize iskambil kağıdı veriyorlar. Herkesin numarası farklı.

Sonrası karanlık...

2 adım ilerisini göremediğim cinsten karanlık, nereden çıkacağız derken bir hızlıca yanımızdan koşarak geçiyor, bizde onu takip ediyoruz. Bir koridora giriyoruz derken otelin 1930'lu yıllarda yapılmış olan barına geliyoruz. Ortam loş ışıklı, kasvetli, bir sanatçı var şarkı söylüyor. Ama kıpkırmızı elbisesi ve kıpkırmızı rujuyla oldukça şuh görüntü veriyor. Şarkı bittikten sonra sahneye çıkan sunucu şimdi sıra "6" larda diyor ve elindeki iskambilde 6 rakamı olanlar kalkıyor, masalın içine doğru yol alıyor.

Biz Burakla ayrılmadık, sayılarımız farklıydı ama ayrılsak da olurmuş çünkü oyun sonuna kadar kaldık, oyun sonunda bütün izleyiciler aynı yerde buluştu. Eğer sevgilinizle giderseniz ayrılıp izlediğinizde çok daha heyecanlanabilirsiniz.


Sayılardan sonra bizi bir odaya aldılar yaklaşık 20 kişiydik, hepimize bir maske verildi ve tüm masumiyetimiz bitti. Maskenin altından hiçbir mimik belli olmadığı gibi, karşınızdakinin korkunç suratını görmek de iç karartıcıydı. Oyuna girdikten sonra pişşşşşt bile demeye izin yok, telefonun yasak olduğundan bahsetmiyorum bile.

Maskeleri taktıktan sonra aklımıza gelen film "Eyes Wide Shut" oldu tabiki, kendinizi o filmdeymiş gibi hissebilirsiniz.


Ve oyunun içine girdik, herkes ayakta bir bakıyorsun arkandan bir oyuncu geliyor, bütün seyirciler onun etrafında, sonra o oyuncu veya bir başkası 2. kata çıkıyor, bizler de koşarak onu takip ediyoruz, sonra başka kat başka oda derken 3 saat nasıl geçiyor anlamıyoruz. Oyunda hiç söz yok, sadece oyun..
Siz bir oyunu izlerken alt katta başka bir sahne oynanıyor. Dolayısıyla iyi takip etmediyseniz veya oyunun neresinde girdiyseniz mutlaka izleyemediğiniz yerler olacaktır.

6 katlı bu binada o akşam neler gerçekleşiyor bilemiyoruz, korku dolu bir müzik, kimi zaman kavga, adam öldürme, kimi zaman aşklarını gözümüzün önünde yaşayan insanlar, kimi zaman entrika çeviren hizmetçiler...

Birde Macbeth'i okuyup gitmek sanırım daha iyi olacaktır. Oyuncularla burun buruna onları izliyorsunuz, hatta bir sahnede ileriye doğru bakan oyuncu Burakla benim aramdan bizi de ayırırak hızlıca geçti, yani kesinlikle sizinle gözgöze gelmiyorlar. Çok ciddiler oyunlarında.



Benim için kusursuz bir deneyimdi, genelde 3 seferde gidildiğinde ancak bittiğini söylüyorlar, tüm sahneleri izlemek olayları birleştirmek, ufkunuza bu şekilde bir oyunu katmak sanırım sizi farklı dünyalara götürecektir. Bu oyunu bir daha izlemek için Ny'ye tekrar gidilir.

New York'a gidip bu oyunu atlamayın adresi işte burada...

The McKittrick Hotel& Sleep No More
530 West 27th Street
New York,NY 10001

Bu oyunda Şahan Gökbakar'da vardı, o oyunu izleyerek oyunculardan birşeyler öğrenmek ister gibiydi. Bizim Türk olduğumuzu anladığında havalara girerek hiç konuşmadı, bu haline güldüm açıkçası.
Ben Cameron Diazları görmeyi beklerken Recep İvedikle karşılaştık... Sanırım oyundan öğrendiklerini Türkiye'de uygular.



2 yorum:

  1. Cok farkli bir deneyim olmus cok merak ettim dogrusu biz bunu kacirmisiz:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten kaçırmışsınız, çok iyiydi...

      Sil