29 Ağustos 2014 Cuma

Çocuklar en değerli varlıklarımız...

Onlar sağlıklı ve mutlu bir şekilde büyüsün diye elimizden gelen her şeyi yaparız. Ancak konu ihtiyaçları ve istekleri olduğunda bazen küçük zorluklarla karşı karşıya kaldığımız olur. Belirli bir yaşa kadar çocukların beslenmesindeki tüm kontrol özellikle biz annelerin elindeyken elbette içimiz daha rahat. Ama iş, bizden bağımsız hareket etmeye, kendi seçimlerini yapmaya başladıkları zamanlarda değişiyor ve çocuklarımızla atıştırmalıklar konusunda çatışma yaşamaya başlıyoruz. Biz onları daha sağlıklı beslemeye çalışırken, onlar besleyici değeri olmayan besinlere yönelebiliyorlar. Özellikle ara öğünler konusunda detayları gözden kaçırmamak gerekiyor.

Günümüzde çocukların kızartmalara, cipslere veya besin değeri açısında zengin olmayan şekerlemelere, gazlı içeceklere ulaşması artık çok zor değil. Bu ürünlerin “nasıl olsa yemeğini yedi” ya da “yemek yemedi bari bunlardan yesin” diyerek öğün aralarında tüketmesine göz yumulduğu anlar olabiliyor. Ancak bu durum ne yazık ki çocuklar için ileride yaşayabilecekleri önemli sağlık risklerine de zemin oluşturmak anlamına geliyor. Oysa ara öğünlerde tercih edilecek masum atıştırmalıklar, çocukları mutlu ederken biz annelerin de kendimizi daha huzurlu hissetmemizi sağlayabilir.

Bu masum atıştırmalıklar arasında ben dondurmaya çok güveniyorum. Çünkü hem etrafımdaki annelerden hem de beslenme uzmanlarından dondurma hakkında pek çok faydalı bilgiler duyuyorum. Besin değerleri açısından zengin ve tabi ki diğer atıştırmalıklara kıyasla çok daha masum olan dondurma ara öğünler konusunda en büyük destekçilerimden biri. Bunu öğrendiğimden beri çocuğumun süt, taze, kuru meyveler veya kuru yemişlerle desteklediğim ara öğünleri dondurma ile daha da renklendi. Tabi burada da bir önemli nokta devreye giriyor ki o da çocuğuma kendisi için en uygun dondurmayı seçebilmek. Çocuklara özel olan, içeriğindeki yağ, şeker, kalori miktarının onun ihtiyaçlarına göre düzenlenmiş olmasına özellikle dikkat ediyorum. Çünkü her dondurma aynı değil. Diğer önemli bir nokta da; özellikle yaz aylarında her süt ve süt ürününün hijyenik şartlarda üretilip sunulduğuna dikkat etmek gerekiyor. Aksi takdirde süt ürünlerinde zararlı bakteriler çok çabuk üreyebiliyor. Bu yüzden uzmanların da dediği gibi hijyenik koşullarda hazırlanıp sunulan güvenilir markaların ambalajlı dondurmalarını tüketmek gerekiyor. Ben bu kriterlere en uygun ürünleri nerede bulurum diye araştırdığımda ulaştığım marka Algida’nın Max ürünleri oldu. Max’ın çocuklara özel beslenme kriterlerine sahip olması ve ürünlerini yüksek kalite standartları ve hijyenik koşullarda üreten ve soğuk zincir kırılmadan bize ulaşmasını sağlıyor olması benden tam puan aldı. Algida Max'ın ürünlerinde göz önünde bulundurduğu kriterler nedir diye merak ederseniz;

  • Algida Dünya Sağlık Örgütü ve uluslararası beslenme önerilerini göz önünde bulundurup, çocuklara yönelik dondurmalar için özel kriterler geliştiriyor. Bu çalışmaya göre çocukların tüketeceği dondurmaların bir porsiyonunda en fazla 110 kcal enerji ve 3 g doymuş yağ ve 100 gramında en fazla 20 g ilave şeker bulunması gerekiyor.
  • Algida Max, tüm ürünlerinde bu kriterleri sağlamış olduğunu taahhüt ediyor. 

Özetlemem gerekirse dondurmanın faydalarını öğrendiğimden beri içim çok daha rahat. Üstelik dondurma sanıldığının aksine sadece yazın değil 4 mevsim tüketilebilen bir ürün. Oysaki biz senelerce dondurmanın kışın boğaz ağrısı yaptığına inandık ve çocuklarımızı kışın dondurmadan mahrum bıraktık. Halbuki dondurmanın hijyenik koşullarda üretildiği ve soğuk zinciri kırılmadan saklandığı taktirde bakteri içermesi beklenmiyormuş. Bu da demek oluyor ki 4 mevsimde her ara öğünde çocuğum mutlu bense huzurluyum.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

2 yorum: