21 Temmuz 2014 Pazartesi

Yaz aylarının vazgeçilmez üçlüsü: Deniz-Kum-Güneş

Oğluşumla muhteşem bir tatil geçirdik, onun sudan çıkmadan oyunlar oynaması tatilin en güzel anlarıydı.

Bu sene Maxx Royal Kemer' e gittik, tesadüf eseri otelin ilk açıldığı günmüş ve otelinde ilk ziyaretçisi bizdik, çok hoşuma gitti bu durum. Tatilden bir gün önce otelden beni arayarak, herşeyin hazır olduğunu özel ihtiyaçlarımızın olup olmadığını sordular, seslerindeki heyecanı hissettim ve o anda bende artık tatile gitmeliyizzzz havasına girdim. Aslında daha önce açılması gerekirken mimari işlerin yetişmemesinden dolayı bugüne kalmış ne de güzel olmuş bizim için:)






Koy içerisindeki sahil ikiye bölünmüş, bir tarafı beyaz kumlarla doldurulup bebek-çocuk kısmı yapılmış biz hep oradaydık, Beyaz bir kumlarda bir suyun içinde elinde kovası ve tırmığı ile sürekli koşturdu. İlk gün 8.30'a kadar uyudu o kadar sevindim ki sanırım artık hep böyle olacak dedim ama malesef diğer günler eski saatlerine döndü. Dolayısıyla otelde en erken kalkan biz oluyorduk, daha sonra çocuklu aileler bir bir kahvaltıda görünüyorlardı:)
Beyaz kumların sıcak olmaması çocuk için çok avantaj, sabahtan itibaren oğlum sandaletsiz dolaşabiliyordu.



Açık büfenin aksine burada 4 restorant vardı, hepsi de birbirinden harikaydı

Azure 24
Azure Italian
Azure Anadolu
Azure Fish

ilk önce dedik ki Anadoluya kim gider, bir gittik ki muhteşem mezeler, yemekler. Aynısını balık için konuştuk ve 2 akşamımızı balıkçıda geçirdik. Yani yediğimiz her yemek özenle hazırlanmış , ustaların hünerli ellerinden çıkmıştı.

Le Melange Pastanesi...

Ayrıca Beyaz için menüde olmayan bir yemek istediğim de hemen hazırlamalarıda bir anne olarak beni inanılmaz mutlu etti, zaten o restoranlardan atılmadık ya ben ona şükrediyorum. Beyazın kendi yemek yiyeceği tuttu burada tabi ki o yerken üstü, başı ve masa, koltuk her yer batıyordu. Kendisinin yemek yemek istemesi çok hoşuma gidiyor aslında, zaten şimdi bardaktan su içme istediği de başladı. Kısacası minnoşum büyüyor.

16 aylık kocaman bir erkek oldu benim oğlum.

Maxxiland, çocuklar için harika oyun alanı, 3000 m2 üzerine kurulmuş, bünyesinde çok fazla çocuk gelişimci barındıran, aquaparkı olan bu bölümde akşamda çocuklar için etkinlikle vardı, birine katıldık bizde. Hep hayalimdi oğlumla club dansı yapmak, çok fazla yapamadık ama en azından sahneye çıkmış olduk:)
Ağaçlar bile yumuşak malzemelerle kaplanmış.

Odamızda ilk geldiğimizde üçümüzün adına özel kutularımız vardı, içlerinde o sırada kullanabileceğimiz malzemeler vardı, hepimizin ayrı ayrı ihtiyaçlarına özel düşünülmüş. Ayrıca odaya bırakılan meyveler, çikolatalar, macaronları da Beyaz bize fırsat vermeden götürdü:)


Otelin etrafındaki dağlarda soyu tükenmekte olan bir keçi türü yaşıyormuş, halen daha da yaşıyorlar. Çünkü plajdayken kafamı çevirdiğimde anne-çocuk keçinin şakalaşarak yanımdan geçtiklerini gördüm, baya bir insan içine iniyorlar yani:)

 Oda manzaramız...


Kısacası yaptığımız 5 günlük tatilden çok memnun kaldık, seneye de burayı tercih ederiz diye düşünüyorum.

Daha eklenecek o kadar çok fotoğraf ve anımız var ki blog sayfasına bu kadarı sığabildi. Herkese rüya gibi tatiller...

20 Temmuz 2014 Pazar

Maymunlar Cehennemi Şafak Vakti

Tatil dönüşü yazımı yazamadan bu filme gittiğimiz için hemen yorum yapmak istedim. Yine karanlık bir film ama ben beğendim. İnsanların elektrik santralini onarabilmesi için maymunların evine girmeleri gerekiyor, bunun içinde izin almaları lazım. Liderleri Ceaser ilk etapta izin vermeyecek gibi dursada insanlarla savaşa girmek istemediğinden izin veriyor, daha sonrada onlara güveniyor.

Maymunların öğrendikleri ilk şey ise: Maymun maymunu öldürmez. Ama Koba ihanet ediyor ve insanlarla savaşa giriyorlar.

Filmde en çok hoşuma giden detay liderlerin atla gezmesiydi. İzlenmesi hoş tavsiye edilebilr bir film.
İyi seyirler...

9 Temmuz 2014 Çarşamba

Seyahat Hastalıkları

Bu ayki Batıkent Yaşam Dergisi sayısında çıkan yazım, yaz ayları için seyahatlerimizde alınması gereken önlemler.

Şimdiden iyi sağlıklı mutlu tatiller....


8 Temmuz 2014 Salı

Güvenli Bağlanma





Hayat bağlanmalardan ibarettir. Önce anneye… Sonra babaya… Aileye… Ardından "yaşama" ve "yaşamaya" bağlanma… 
Yaşama sevincini kaybetmiş kişiler bağlanamayanlardır.



Birçok psikolojik sorunun kökeninde bağlanamamak ya da bağlanmanın şiddetini ayarlayamamak vardır. Ve bu duygusal kazanım ancak çocukluk yıllarında edinilir.



Bebeğin, kendisini tümüyle bebeğine bırakmış annesinin kucağında huzur bulmasıyla başlayan, yetişkinlik yıllarında romantik bağlanmalara kadar devam eden hayatın ana çizgisidir bağlanma. 



Emzirmeden birlikte uyumaya, aidiyet ilişkisinden ayrılmaya, sütannelikten tuvalet eğitimine, farkında olmadan bebeğe hissettirilen duygusal ve psikolojik şiddetten baba-bebek ilişkisinin sınırlarına varıncaya kadar pek çok konuyu "bağlanma" çerçevesinde değerlendiriyor.

Ben bu kitaptan sonra Beyazı yanımda uyutmaya başladım, geceleri kalktığımda ona daha şefkatli yaklaştım. Çünkü gece bebek sesiyle ve sık sık uyanmak insanı gerçekten yoruyor. Çocuğumun beni gün boyu özlediğini , benimle daha çok vakit geçirmesi gerektiğini bunun içinde geceleri uyandığını düşünmeye başladım. Beyazla geçirdiğim 2 saat bile olsa verimli olması gerektiğini düşünerek ona daha çok ilgi gösteriyorum. Amacımız iyi nesiller yetiştirmek inşallah bu yolda başarılı olabilrim. Bu kitabı da kesinlikle tavsiye ederim, yorulmadan sıkılmadan bilgi edinebileceğiniz bir yayın.

İyi okumalar..

Chicco mama sandalyesi

Beyaz doğmadan alışverişi yapmaya başlamıştık bizde herkes gibi,arabasını alırken de Joker mağazasından Chicco mama adaptörünü hediye ettiler bize. Uzun süredir kutusundan bile çıkarmamıştım, yakın zamanda açtım yazlığa götürürüz diye.

Ama hiç kullanışlı değil. Her masaya olmuyor, masanın altında girinti çıkıntı olmayacak, masa ağır olacak ki sandalye ve çocuğun ağırlığını kaldırabilsin. Ve kullanıldığı malzeme rahat oturulacak bir malzeme değil. Chicco'nun sandalyeye monte edilen mama adaptörleri var onlar kullanışlı. Çünkü çevremde rahatlıkla kullananlar var ve sıkıntı çıkmadığını söylüyorlar. Böyle bir aksesuar gerekli çünkü her restorantta bebeğe uygun sandalye olmuyor. 
Ama almayı düşününler kesinlikle sandalyeye monte olanını düşünsün, bizimki şu an evde kullanılmadan duruyor. 

Kocan Kadar Konuş

Bu ve başka kitaplarımı birlikte okuyordum, 2'sini bu haftasonu bitirdim çok şükür. Hemen de fikirlerimi yazayım istedim. Yoksa yaz olmasına rağmen yoğunluğum azalmadı, tatil öncesi işlerimi yetiştirmeye çalışıyorum, tatil planları yapıyorum derken bilgisayar karşısına geçince yazmaya fırsatım kalmıyor.

Eğlenceli kolay okunur bir dille yazılmış bu kitap, zaten bir oturuşta bile bitebilecek gibi, ama ben kolay kolay oturamadığım için (canım oğlum sağolsun) bitiremedim tabiki. Bu hafta kardeşim, kuzenim ve Burak Beyaz'ı havuzda oyalarken bende kitap okuyup güneşlendim.

30'larına gelmiş evlenememiş bir kızın hikayesi, ailesi tarafından evliliğe zorlanan, kafasına şunu yap bunu yap denen bir kız. Başkasının düşünceleriyle hareket etmeye her zaman karşı çıkarım, çünkü ilk hamleyi yaptıktan sonra 2. harekette o kişi gibi düşünemezsiniz. Kendi düşüncelerimiz, fikirlerimiz her zaman ön planda olmalı, zaten kitapta bu şekilde bitiyor.

Bir tek akla nazar değmezmiş, çünkü kimse kimsenin aklını beğenmezmiş...

Tavsiye edebileceğim çok halk diliyle yazılmış bir yaz kitabı bence...
İyi okumalar..



2 Temmuz 2014 Çarşamba

Beyaz'ın yeni arabası

İşte yeni arabamız Maclaren Quest, süper az yer kaplamasıyla artık arabamdan ayırmadığım bu stroller 4 seviye yatarak Beyaz'ın uyumasına da imkan sağlıyor. Daha önce Maclaren techno xlr hakkındaki görüşlerimi yazmıştım. Onun fiyatının daha yüksek olduğunu onun yerine daha uygun modelleri tercih edebileceğinizi yazmıştım. Fakat Questi aldıktan sonra şunu farkettim ki eski arabamızın kullanımı çok daha rahattı, tekerlekleri çok daha iyi gidiyor, titreşim yapmıyor. Beyaz'ın oturduğu kısım daha yumuşak gibi bence daha üstün özellikleri var. 

Geçen sene tatile giderken arabamızda nefes alacak yer yoktu, eşyalar, puset filan derken sadece oturacağımız yer kalmıştı. O yüzden bu sene daha küçük bir pusetle gitmek istedim ve bunu aldık. Koltuk kısmına bile koyabilirsiniz o kadar katlanabiliyor. O açıdan tam bize göre , çok sevdik. Kesinlikle tavsiye ederim, siyah rengi de oğlumun karizmasına karizma kattı bence:)