18 Haziran 2014 Çarşamba

İstanbul'u çok özlemişiz

Artık düğün nişan sezonu açıldı, bu aralarda o kadar çok gidilecek yer varki , arada boşluk bulduğumuzda İstanbul'a gidelim dedik, 1 geceliğine de olsa geldik. Aslında biraz da tereddütlü geldim, çünkü 1 gün önce Beyazın ateşi 39 küsürlere çıktı, sabah olsun da öyle karar verelim dedik. Sabah kalktığındada oğluşum ateşli değildi ama hasta olduğu belliydi. Bir cesaret toparlandık çıktık evden, uçakta da mamasını verdim tam kalkarken ki kulakları basıncı çok hissetmesin. Giderken uyudu inmemize yakın uyandı, iyiki de uyumuş diyoruz Burakla çünkü o son 15 dk bitmedi bizim için:)
           Herkes New Balance'ini giydi mı?
Bu sefer Rixos Pera'da kaldık, benim çok hoşuma gitti otelimiz. Manzaramız İngiliz konsolosluğuydu, aklıma bombalandığı zamanlar geldi. Tabi şimdi yemyeşil bahçenin içinde çok ihtişamlı görünüyor, kırık filan değil yani.

Hemen kendimizi Beyoğlu'na attık, hava mis İstanbul boş daha ne isteyelim, meydana kadar yürüdükten sonra Zorlu avm'ye gittik, orayıda merak ediyordum gerçekten. Ama merakımın ne kadar boş olduğunu anladım, hala İstinye bir numara bence.
Eataly'de yemek yedik, çok farklı bir mekan olmuş ben beğendim, önce marketinden geçiyorsunuz meyve sebzeler resmen size göz kırpıyor, o kadar çekiciler, ardından cafelerin olduğu kısma çıkıyorsunuz. Biz pizza makarna cafe sini tercih ettik. Ben lazanya, Burak fümeli pizza istedi. Benim yemeğim önceden geldi Beyazla ben ilgilenirken nerdeyse yemeğimin tamamı bitecekti, o kadar güzeldi tadı. Diğer yediğimiz yemeklerin de tadı çok güzeldi, kesinlike tavsiye ederim Eataly'i.

Akşama ise Etiler Nusr-et, buranın etlerine hastayız, o kadar yumuşak ki yediğimiz yemekler bizi hiç rahatsız etmiyor, saat kaçta giderseniz gidin mutlaka kapıda bekliyorsunuz o kadar revaçta yani. Ama tadı harika biz bebekle sürekli bekleyenlerdeniz.
Yemek siparişimizin ardından bize sushi ikram ettieler, sushi şov oldu aslında, usta masasıyla yanımıza gelip pirincin etrafına eti sardı, sonra ateşle o eti pişirdi, bildiğimiz sushi yaptı yani. Diğer etlerin yanında sushinin adı bile geçmez tabi.

 Bu sürede Beyazcık gece uykusuna yattığından oturup ağzımızın tadıyla yemeğimizi yiyebildik. Gece bebeğim yine ateşlendi, o saatte duşa soktum o kadar akıllı durdu ki yaramazlık yaptığı anları özledim o anda. Hastalık masumluğu yakışmıyor çocuklara, çocuklarımız hasta olmasınlar.

Ertesi gün kahvaltıdan sonra yine Beyoğlunda gezdik, bizim öğrenciligimiz İstanbulda geçtiğinden Beyoğlunu çok severiz, havası suyu farklıdır oranın. Doya doya gezdik yine, birde Bebek havası görelim dedik, meşhur Bebek sahilden Emirgana kadar yürüdük, şu sıralar ekstra meşhur çünkü ünlüler diyetisyen eşliğinde burada yürüyüşler yapıyorlar yaz hazırlığı!!!:)

Lucca'ya oturalım dedik bu seferde ama Beyaz ve Lucca mümkün değilmiş , yemeğimizin gelmesi hızlı hızlı yememiz Beyazın çıldırması derken sanırım 45 dakika içinde kalkmışızdır..


Bir İstanbulda bu şekilde bitti, Beyaz biraz daha bilinçlensin gideceğimiz çok yer var onunla, Vialand, Kidzmania, Ayasofya,Topkapı....
Dönüş uçağında hep tanıdıklarımız vardı, herkes 19 mayıs tatilini değerlendirmek istemiş demekki...
Anneanneyide unutmadık Istanbuldan kendisine bir Oscar getirdik:) And the Oscar goes to ananeeeeee.

8 yorum:

  1. Blogunuz çok keyifli...paylaşımlarınız için teşekkürler ;) Sizi takipteyim... yolun başındayım blog ile ilgili ama bende beklerim ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, geliyorum sizinkine:)

      Sil
  2. canım post genişlikleri ile de oynaman gerekiyor üstteki linklerin rahat sığması için

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet denedim, o sırada başka şekilde çözdüm işimi canım çok merci...

      Sil
  3. Postlarina goz atarken , istanbul yazina denk geldim. Biz de mutlaka esimle izmire gecmeden once 1-2 gece istanbul yapariz..nusret hep aklimda ama Hic firsat olmadi . En son gittigimizde bogazda brunch yapmistik cok keyifliydi. Biryerlerde karsilassak artik Didemmmmmmmm :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Karşılaşalım tabikiiii:) Boğazdaki herşey keyiflidir, İstanbulu çok severim doğduğum şehirdir çünkü. Nusret çok başarılı, dünyadaki en güzel etleri burada yedim diyebilirim. Çiğnemeye gerek yok etler boğazından kayarak gidiyor...

      Sil