17 Nisan 2014 Perşembe

Spain

Yaz geldi artık tatil planları yapılır duruma geldik. Bu sene nerelere gitsek acaba diyorum, oraya gidelim buraya gidelim dderken ben kafamda yazı bitirdim, Burak'ın henüz haberi yok tabi, buradan okuyorsa bilemem:) Bizi bilen bilir, ben yeni yerler görmek isterim tatilde bir enerji gelir bana gezerim gezerim gezerim... Burak ise ayaklarımı uzatayım senenin yorgunluğunu atayım ister, işte böyle olunca o Türkiye içinde lüks tatil köylerini bense yurtdışını tercih ederim. Bir şekilde birbirimizi mutlu ederiz, ayarlarız tatillerimizi.
Mesela bu sene Amerika, Yunan adaları şu an düşüncemde olan yerler, kısmet artık...
Yine eski bir gezimiz, Ebrularla büyük İspanya turu yapmıştık, bildiğin büyüktü ama tüm şehirlerine gittik.
Araba kiralayıp her şehirde durup gezdik. Hatta bir gece çok yorulduğumuzdan Murcia isimli şehirde bile kaldık, öyle bir yerden o güne kadar haberim yoktu. Sonra tatil bitip döndüğümüzde haberlerde Murcia'da deprem olmuş diye duydum, demekki çok okuyan değil çok gezen bilirmiş şeklinde de kendimi övmeyi ihmal etmedim.

İşte fotoğraflarımız yine eksik tabi ah ah kaybolan o fotoğraflarda çok anılarımız vardı, mesela İbiza'ya gitmiştik ama şu anda eklemeyeceğim çünkü yok:(




Madrid'de merkezde çok güzel bir otelde kalmıştık, aslında İspanya'nın tüm otelleri güzeldi.
Kiraladığımız arabayla serüvenimiz buradan başladı.
İstikamet Toledo...


Toledo yürüyerek gezilebilecek kadar küçük şirin bıçakçılarıyla ünlü bir şehir. Birde badem ezmesi satılıyordu heryerde , ben çok beğenmemiştim ama.
Cervantes ve arkadaşıyla verdiğimiz pozlar:)


                   Burasıda Cordoba camisi, aslında cami kapanmış biz sadece fotoğraf çekmek için                                                          girmiştik, arkadaki gardiyan korkutucu.
Bir Sevila akşamı... 

Granada El-Hamra sarayının bahçesi, sarayın taş duvarlardan ibaret ve çok bakımlı değildi. Ama bahçesi bir harikaydı... Biz oradayken bahçesinde akşam için konser hazırlığı yapılıyordu.

Burasıda Valencia, nedense İzmir'e benzettim ben,upuzun kum sahili, havası , yemekleri gerçekten çok güzel ve nezih bir şehirdi. Yediğimizde deniz mahsullü paella. Burada arabamızı teslim edip, uçakla İbiza'ya geçimiştik. 
Vengaboys'un 'We're going to İbiza' şarkısıyla büyümüş bir nesiliz biz haliyle insan merak ediyor İbiza'yı. Ama bence bu grup Alaçatı, Bodrum yani kısacası bizim sahillerimizi görseymiş şarkının sözleri çok değişirmiş. Kesinlikle bizim kıyılarımız hem deniz hemd gece eğlencesi olarak çok daha iyi.
Ve Barcelona...

Ben en çok burayı beğendim.



Casa Battlo, Gaudi'nin muhteşem eserlerinden biri. Battlo ailesinin evi, bu yapıları mutlaka gezmek gerek hem mühendislik hem mimarlık harikası. 

Denizcilere selam veren Kristof Colomb heykeli.
La Sagrada Familia kilisesi, hala yapım aşamasında.

Park Guell, yine Gaudi'nin eseri,masal gibi bir park. Bu parkta İnfo tişörtlü görevliler geziyor, birşey sormak isterseniz yardımcı olmak için, ammmmmma gelin görünki bizim soru sorduğumuz kişi İngilizce bilmiyordu:)
Las Ramblas caddesi, Barcelona'nınkalbi, sokak sanatçıları, cafeler, mağazalar... Birde balmumu müzesi vardı, bende bayılıyorum balmumlarına.
Cafelerde şöyle bir özellik var, yemek fiyatları dışarıda yazıyor gayet uygun olarak ama içecekler yazmıyor!!!! İspanyollarda öğrenmiş turiste nasıl davranılır...


Dali'nin köyü Figueras, Barcelonaya 2 saat filan uzaklıktaydı heralde, tam hatırlamıyorum çünkü biz trenle giderken o sırada İspanya'da grev vardı, dur kalk dur kalk baya uzun bir sürede gitmiştik.
Oralar kadar gitmişken kesinlikle buraya gelinmesi lazım. Dali'nin resimlerini çok severdim zaten, köyünü, müzesini görmek de nasip oldu.
Buda Dalı sevgimin bir göstergesi, yıllar önce Paris gezisinden dönerken free-shop ta görüp almıştım bu parfümü. Kokusuda cok güzeldi, saklamisim şişesini dolap karistirirken buldum:)

Yeni gezimizde bebeklerimizide yanımıza alırız inşallah.
İyi gezmeler.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder