8 Nisan 2014 Salı

Iamsterdam

Kendimize verdiğimiz küçük bir ara ile Adana'ya işlerin başına geri döndük. 2 gün ayrı kaldım buradan ama ne kadar iyi gelmiş dedim, gerçekten konuşurken artık üzerimde bir ağırlık var gibi hissetmiyorum. Bu lüksü bana sağlayan anneme, Beyaz'ın bakıcısına ve elemanlarımıza teşekkür ediyorum, onlara bu kadar güvenmesem gidemem heralde.

Fuarın ardından, havaalanı yolunu tuttuk biraz da erken gittik son anda sıkıntı yaşamayalım diye, zaten bavullarımız transfer olarak direk Amsterdam' a gittiğinden de kafamız rahattı. Tekrar check-in işlemiyle uğraşmayacaktık filan ama biz yinede erkenden geldik. Free-shop gezintisi, zaten Atatürk Havalimanı AVM boyutunda zevkle geziliyor, daha sonra da Lounge keyfi yaptık.
Ne zamandır yapmadığım şey olan kitap okumayı yolculuk sırasında başardım, hatta şu anda kitabım bitmek üzere çok mutluyum.

Uzunca bir yolculuğun ardından indik Amsterdam'a, uçakta uyuyamadım çünkü çok eğlenen bir grup vardı arkamızda, inerkende öğrendim ki bekarlığa veda partisi için gelmişler buraya kızlar:) Sanırım bu moda olmuş sokaklarda gezerken bir sürü kız grubu gördüm , içlerinden birinin üzerinde 'Bride to be' yazan kuşak takılmıştı. Bizim Türk kızlarıda geri kalmıyor bu eğlenceden yani:)

Pass sırasında beklerken bir baktımki 3 yıl önce de aynı tarihte gelmişiz buraya:)

Sıra bavulumuzu alıp otelin yolunu tutmakta ammmmma bavulumuzu alıyoruz ahh açılmıyor çünkü bizim değil. Bizim bavulun aynısına sahip kişi dikkatsizce bizimkini alıp gitmiş. İnsan bavulu alınca bir bakar isim doğru mu diye... Neyse kayıp eşya bürosuna bildirdik,ertesi gece 11.30 da geldi. Ama zaten o gecenin sabahındada biz yola çıktık. Aklımda ne zamandır bavula kocaman bir etiket yapıştırma fikri vardı ama erteliyordum, artık mecbur oldu mutlaka yapmalıyım.

Hiçbir şey moralimizi bozamaz diyerek kendimizi Amsterdam akışına bıraktık. Hava mükemmeldi, tek uygun olmayan şey benim hanım hanım giyinmiş olmamdı:) Gerçi orada takım elbise ile bisiklet kullananda çok , bize garip geliyor işte böyle şeyler.

Otelimiz Victoria Park Plaza, yeri,kahvaltısı,personeli kısacası herşeyi mükemmeldi. Avrupada böyle bir kahvaltı görmedim ben, çeşit çeşit peynirler ki bayılırım Hollanda peynirlerine. Oda sıcaklığı süperdi hiç üşümedik. Gidenlere tavsiye edebilirim.
 Ayrıca lokasyon olarak Rembrandtplein'de de kalınabilir. Orda da NH Shiller otelin yeri çok güzeldi, genellikle cafe bar clublar orda olduğu için böyle bir tercih de yapılabilir.
Dam meydanında düzgün giyimli bir hanım:)

Rembrant meydanında Burak.


La Traviata'da yemek yedik, normalde pizzayı tercih ederdik ama bu sefer makarna alalım dedik, gayet başarılıydı ama pizzalarda aklımda kalmadı değil:) Kocaman bira bardaklarıyla da kola getiriyorlar mükemmel, böyle gezilerde kolaya düşkün oluyorum normalde pek içmemeye çalışıyorum ama tatilde kendimi rahat bırakıyorum. Rembrantplein'de burası.

Damrak caddesinden selfie :)))) Bizde modaya uyduk.
İyi gezmeler...
Didem


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder