26 Mart 2014 Çarşamba

Snitch (Muhbir)

Son zamanlarda izlediğim harika filmlerden biri. Bunu evde izledik Dwayne Johnson'ı çok severiz zaten. Genelde aksiyon komedi filmlerinde oynuyor, ama çok filmi var. Ayrı ayrı tüm filmleri güzeldir. 
Bu film gerçek hikayeden uyarlanmış. Boşanmış bir çiftin çocuğunun uyuşturucu satıcısı olmasından dolayı hapishaneye girmesini ve en iyi ihtimalle 10 yıl yatarının olduğunu anlatıyor film. Aslında çocuk satıcı değil. Satıcı arkadaşı bu çocuğa suç atıyor ve devletle işbirliği yapmaktan kendi cezasını düşürüyor. Ama arkadaşını da yakıyor, aynı şeyi bu çocukta yaparsa cezası dişecek ama ben kimsenin başını yakamam diyor. Burda babası devreye giriyor, oğlu için fedakarlıklar yapıyor. Büyük bir çeteyi yakalatıyor ve oğlu serbest kalıyor. 

Ben Beyazımı park yatağına koyduğumda suçluluk hissediyorum, onun hareketlerini kısıtlıyorum diye. Bir babanın oğlunu camların arkasından görmesini düşünemedim bile. Sanırım çocuğu olanlar beni daha iyi anlayacaktır. Dwayne Johnson'ın çocuğunu kurtarmak için maceralarını ve başarsını izledik. Güzel bir akşam geçirdik, herkese şiddetle tavsiye ederim.
İyi seyirler...

Recep İvedik 4

Bu filmede gitmedik demiyoruz. Klasik bir Recep İvedik filmi olmuş, bu sefer konu Survivor olarak belirlenmiş. Filmde gayet güzel güldük, zamanınız varsa gidilebilir. Tabi çocukların gitmemesinde fayda var ...

300: Bir İmparatorluğun Yükselişi


Yine bir paza klasiği olarak güzel bir kahvaltı ,gezme-tozmanın ardından Beyazcığımı anneannesiyle bırakıp sinemaya kaçtık. Bu film hakkında pek iyi şeyler duymamıştım ama bir solukta izledik diyebilirim. Nasıl sonuna geldik anlamadım. 3D gözlüklerimizi taktık, filmin içine girdik. Yunan generalinin tüm Yunanistanı birleştirerek savaşmasını, nasıl güzel hamleler yaparak karşı tarafa zarar verdiğini gördük. Eva Green Artemesia rolündeydi ve çok başarılıydı. Filmede çok kısa görünen bayan oyuncuları saymazsak tek bayandı diyebiliriz. Savaşçı ve soğuk havası artık kendisine yapışmış bence, bu tarz filmlerde oynaması hem  kendisi hem de bizim için iyi bir seçim olmuş. 
300 Spartalı filmindeki tekmeye benzer bir tekme filmin başında atıldı tabiki onun kadar etkili olamadı. 
Bence izlenmesi gereken güzel bir film olmuş.
İyi seyirler.

24 Mart 2014 Pazartesi

Como Gölü ve Milano 2009

Como Gölü İtalya'nın kuzeyinde sakin sessiz bir göldür, genelde turistik geziler düzenliyor burada. Bizde oraya gittiğimizde göl gezisi yaptık tabiki. Gölü gezerken rehber sürekli şu George Clooney, şu Versace'nin evi fln diyerek bizleri aydınlatıyordu. Ev dediğim şato kıvamında yeşil bir bahçe içine konumlandırılmış güzel yapılardan bahsediyorum. Tren ile yukarıya çıkıp birde manzarayı ordan görmek de yapılacaklar listesinde olmalı, çünkü zamanınız başka türlü geçmez.
Ya da oraya gitmişken bir süre kalıp inzivaya çekilmelisiniz, eminim çok güzel dinlenilir. 

Burdan da Milano'ya geçmiştik. Milano'daki günümüz pazar günüydü, dolayısıyla alışveriş için rüya şehir tabir edebileceğimiz bu yerden ellerimiz boş olarak döndük. Gidenlere uyarımdır, İtalyanlar tatillerine çok önem verirler, outlet gibi merkezler hergün açıktır ama şehir içi mağazaları öyle değil ...
Duomo Kilisesinin önündeyiz.

Suriye 2009

Bir zamanlar Suriye'yi çok merak ederdim, tabi o zaman kan gövdeyi götürmüyordu. Birde Adana'ya yakınlığından ötürü arkadaşlarımız giderken bizde onların kafilesine takılmıştık.
 6-7 saat sürdüğünü hatırlıyorum Adana'dan Halep'in.

Halep'te ünlü Emevi camisi var, cuma namazında söylenen ezan farklı. Önce imam başlıyor, arkasından bir süre sonra koro şeklinde diğer imamlar ezanı okuyor, etkileyiciydi bence.
Camiye girdiğimizde bayanlara uzun yeşil pardesüler verdiler, düğmelerine kadar kapatacaksın öylede talimat verdiler. Saçin başın açık olmayacak yani.

Sonra Şam'a geldik, gelirken yollar hep dağ taş kuraktı. Suriye zaten küçük bir ülke olduğu için bu arada yol üstünde Hama- Humus şehirlerinide görmüş olduk. Şimdilerde bu şehir isimlerini hep haberlerde duyuyoruz. 

Şam nispeten daha moderndi, burda eşimin kuzeni görevli olarak geldiğinden akşamımızı onlarla geçirdik, yemekleri tatlıları kaliteli bir yerde yiyorsanız güzel. Yoksa çok yağlı olduğundan mide bozulabilir.
Ayrıca burdaki nargilelerde süperdi, ince uzun zaten herkes kendi marpucunu yanında getiriyormuş. İşlemeli nargileler gayet ilgimi çekti yani. 
Bu da küçük kuru tatlıları , tek lokmalık olduğu için çok rahat yeniyor ve tadı da güzeldi.
Suriye'de çok kumaş var demişlerdi, ama benim ilg, alanıma girmediği için şöyle bir bakıp hemen o çarşılardan çıktım. Çünkü insanın içini karartan çarşılar bizimkiler gibi nezih değiller.
 Şam'da Sultan Vahdettin'in mezarı var, bir süre o kadar kötüymüş ki Suriye halkı bu caminin bahçesini tuvalet niyetine kullanıyormuş. Ama siyasi girişimlerden sonra bakım yapılmış, ziyarete açık bir cami haline gelmiş.

Suriye gezimizin üzerinden çok  geçtiği için detayları hatırlamıyorum malesef. Zaten bu zamanlarda da kimsenin turistik amaçlı gideceğini sanmıyorum. Normal zamanda da çok gidip görülecek aaa şurasıda harikaydı diyebileceğim bir yeri yoktu. 

21 Mart 2014 Cuma

Meningokok Menenjiti!!!

Malesef ülkemizde 17 aylık bir bebeği aramızdan alıp götürdü bu hastalık. Bende doktorumuzun tavsiyesiyle Meningokok menenjitinin aşısını yaptırmaya karar verdim. 12 ay asilariyla  birlikte yapıldı. Aşı ve iğneyi hiç sevmem canım oğlum ama sen hastalanma diye yaptırmamız zorunlu.

Bu aşılar A,C,Y,W135 isimli 4 adet meningokok grubu içerir. Yan etkileri ise, aşı uygulanan noktada hassasiyet ve kızarıklık, iştah kaybı, halsizlik gibi etkileri olabilir. Ayrıca Guillan-Barre sendromu nadir de olsa görülmüş. GBS olan kişilerde de aşı önerilmiyor. 

Ben tek doz olan aşıyı yaptıracağım, birde bunun 2 dozluk olanı var. Daha az iğne daha az acı... 3'er arayla 2 doz yapılıyor, içerikler aynı. Bir süre tek dozluk aşı piyasada bulunmuyordu. Ama şimdi var mutlaka herkese ve her hastama tavsiye ediyorum.

Bağışıklık sistemi henüz gelişmemiş ve bu ağır hastalığa en açık konumda olanlar ise bebeklerdir. Aşının, bebeklere de uygulanması mümkündür. 9-  23 aylık bebeklerde, 3 ay ara ile 2 kez uygulanmakta; 2-11 yaş arasında ise bir kez uygulanmaktadır. Genç ve erişkinler için tekrar dozu üzerine çalışmalar devam etmektedir. Aşının koruyuculuğu %90-100 arasında seyretmekte, yani son derece iyi bir koruma sağlamaktadır. 

1 yaşını geçmiş bebeklerde tek doz uygula yapılabiliyor. 

Karma aşıları yapılmış, aşı takvimine harfiyen uyulmuş çocuklar, mikrobik nedenli menenjite karşı korunmaktadır. Ancak karma aşılar, menenjitin başka bir türü olan 'Meningokok Menenjiti' mikroplarına karşı koruma sağlayamamaktadır. Meningokok, son derece ağır seyreden, oldukça tehlikeli bir hastalıktır. Vakaların %20'sinde ölüm görülebilmektedir. Meningokok, 5 yaşın altı ile 15 ile 20 yaşlar arasındakilerde daha sık görülmektedir. İnsanların toplu olarak yaşadığı yaşadığı yaşadığı yerlerde; Kışlalarda, kamplarda, yurtlarda ve ya Hac kafilelerinde bulaşma riski artmaktadır. Özellikle bağışıklık sistemi sorunu olan (HIV vs.) insanların bu mikroba karşı hemen aşılanması gerekmektedir. Enfeksiyonun sık görüldüğü ülkelere (Afrika, Hindistan vs.) seyahat etmesi gereken insanların da aşılanmaları büyük önem arz eder.

Dolayısıyla ergen çocuklarda da yapılmasında fayda var bence. Hac mevsimi yaklaşıyor, uçaklarda gidilen yerde çok insan oluyor, bu ziyareti gerçekleştirecek olanlar da yaptırırsa kendilerini korumaya almış olabilirler. 


Bu takvim de Asm'ler tarafından çocuklarımıza uygulunan aşılardır.

Sevgiler
Eczacı Didem

17 Mart 2014 Pazartesi

Beyazıt'ın doğumgünü

Oğlumun doğumgününün beni bu kadar heyecanlandıracağını düşünmemiştim. Uzun süredir bu partiyle ilgili planlar yapıyordum ama doğumgünü vakti geldiğinde heyecan doruk noktalara ulaştı benim için. Yaptığım organizasyonun her detayıyla ben ilgilenmek istedim, çünkü Adana'da beni bu konuda doyuracak bir şirket bulamadım. Bende hayal gücümün bana verdiği yetkiye dayaranak aklımdakileri bir bir uyguladım. Partimiz çok güzel geçti, misafirlerimiz hastalık dışında eksiksiz bize katıldılar, buna da çok mutlu oldum tabi.
Doğumgünü temamız benim isteğim üzerine dünyayı gezmek oldu, uçaklar dünya şekilleri ile destekledim masamızı. Zaten daha sonra çocukların istediği temalar oluyor, onun için bu parti teması bana ait.
Güzel bir pasta yaptırdım , 2 katlı pastamızın, bir katı çikolatalı bir katı meyveliydi. Misafirleri düşünüp istedikleri çeşitten alsınlar istedim. Üst katında 1 rakamı vardı, en üstünde ise uçak ve içinde Beyaz vardı, çok şık bir pasta olmuştu. Adana Fuget pastanesine yaptırdım, ayrıca onlara bulutlu ve uçaklı cakepops ve mavi-kırmızı renkli cupcake yaptırdım.

Şeker masasını misafirlerimizin olduğu salon değilde fuaye salonuna hazırlamıştık, pasta üfleme zamanı bir baktım ki pastanın 1'i ve uçağı yok!!!!! Hemen çocuklara sordum yenmiş olabilir dediler, güldüm tabiki bu da bize güzel bir anı olarak kaldı. Neyseki önceden pastayı fotoğraflamıştık:) Arkadaşım Ebru'dan 1 şeklinde mum istemiştim pastamızın üzerinede onu koyduk , sorunsuz pastayı kestik...


Partiyi Hilton Otelinde yaptık, onların ikramlıklarıda harikaydı, herkes beğendi , servislerinde hiçbir aksama olmadı, garsonlar güleryüzlü bir şekilde hizmet ettiler. Benimde son dakikalardaki telaşımı görüp her durumda yardım ettiler. Hatta arkadaşım Tuba Cola Zero'nun soğuk va asitli olmasını çok başarılı bulmuş:)
 Misafirler gelmeden önce masalara hazırladığım servisleri ve misafirlerimiz için hazırladığımız "ne zaman nereye gidilir takvimini" koyduk. Ayrıca her masada partimizin renklerinden mavi-beyaz çiçekler hazırlattım. Partimizde vazgeçemediğimiz diğer renk ise kırmızıydı. Zaten benim için kırmızı olsun 3 kuruş fazla olsun sözü çok doğru.


Çocuk masalarında yine özel olarak hazırlattığım Beyazıt'ın Dünyası boyama kitabı vardı, su şişelerinde de oğlumun resmi vardı çocuklara özel... Boyama kitabı 12 sayfa olarak hazırlandı, doğumdan itibaren çektiğim ay dönümü fotoğraflarından oluşturdum.

Şeker masamızda İngiliz telefon kulubesi ve içinde çeşitli uçaklar , dünyalar vardı. Onlarda davetimize gelen misafir çocuklarımız içindi. Beyaz içinse kocaman ışıklı bir dünya vardı. Işıklı renkli bir hayatı olsun oğlumun. Dert tasa nedir bilmesin inşallah. Ayrıca oğluma özel kurabiyeler hazırladım, çok uzun zaman olmuştu kurabiye yapmayalı. Ama başkasına yaptırmak da istemedim kendime güvendiğimden sanırım:) Bavul şeklinde hazırladığım tüm kurabiyelerin küçük bir farkı vardı. Her bavulun üzerinde dünyanın farklı bir şehri yazıyordu. Kime neresi çıktı acaba? Ve aralara Pasaport kurabiyeler serpiştirdim.

Işıklı Beyazıt yazısı, Beyazımın ilk doğduğu günden beri aklımdaydı, nerden esinlendim derseniz, Beyaz şov'un reklamından:) Güzel bir detay oldu ışıl ışıldı şeker masamız.

Chalkboard da yaptırdım, 1 yaşında hayatında neler olduğuna dair... 
Çerçevesiz bir doğumgünü düşünülemezdi ayrıca onu da unutmadık:)

Oğluşumun o gün 2 kostümü vardı, beyaz takımını hazır aldım, diğer sarı-lacivert takımı ise benim özel tasarımım olarak dikildi. Parti fotoğraflarım bu kadar gerisi fotoğrafçımızda, onlar da hazır olunca yayınlayacağım.

Bu yazdıklarım partimizin görünen hazırlıklarıydı, asıl sürprizim oğlum içindi. Ona içeriği fazla olan bir powerpoint gösterisi hazırladım. Doğumdan itibaren bizim için özel olan anları seçtim, her fotoğrafa bir not düştüm. Ve arka planda oğlum için bir şarkı çalıyordu, şarkıyı ise ben söyledim. Candan Erçetin'in Melek şarkısı.. Eşim dahil olmak üzere misafirlerimiz bile benim sesimi anlamadı profesyonel buldular tabi ben uçtum o sıralarda.
İşte biz slaytı izlerken ve dinlerken:)

Ama asıl sürpriz bu partide çok emeği geçen canım arkadaşım Ebru'dan geldi, yakın çevremizden Beyaz için doğumgünü tebrikleriyle dolu bir video hazırlamış, onu bize gösterdiler çok sevindim çok duygulandım. Ebrucuğuma burdan bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Beyazcığıma güzel doğumgünü hatıraları bıraktığımızı düşünüyorum.

İnşallah güzel bir ömrün olur oğlum, senin için herşeyin en iyisini istiyorum her anne gibi.. Senin büyüdüğünü görmek benim için çok büyük bir gurur.  Seninle birlikte büyüyen bir aile olmayı diliyorum. Seni çok seviyorum .
Annen

14 Mart Tıp Bayramı

14 Mart 1827'de, II. Mahmut döneminde, Hekimbaşı Mustafa Behçet'in önerisiyle ilk cerrahhanenin, Şehzadebaşı'daki Tulumbacıbaşı Konağı'nda Tıphane-i Amire ve Cerrahhane-i Amire adıyla kurulması, Türkiye'de modern tıp eğitiminin başladığı gün olarak kabul edilir. Okulun kuruluş günü olan 14 Mart, "Tıp Bayramı" olarak kutlanmaktadır.
İlk kutlama, 1919 yılının 14 Mart'ında işgal altındaki İstanbul'da gerçekleşmiştir. O gün, tıbbiye 3. sınıf öğrencisiHikmet Boran'ın önderliğinde, tıp okulu öğrencileri işgali protesto için toplanmış ve onlara devrin ünlü doktorları da destek vermişti. Böylece tıp bayramı, tıp mesleği mensuplarının yurt savunma hareketi olarak başlamıştır.
1929-1937 yılları arasında 12 Mayıs günü Tıp Bayramı olarak kutlandı. Bu tarih, Bursa'daki Yıldırım Darüşşifası'nda ilk Türkçe tıp derslerinin başladığı tarih olarak kabul edildiği için Tıp Bayramı yapıldı. Ancak zamanla bu uygulamadan vazgeçildi ve yeniden 14 Mart Tıp Bayramı oldu. (Bilgi Vikipedia'dan)

Bizde Batıkent ailesi her yıl olduğu gibi bu yılda Şato restaurantta yemek düzenledik. Doktorlarımızın çoğu katıldılar güzel de geçti. 



Ev sahipliğini yaptığımız gece gerçekten çok  güzeldi.
Gecemizden görüntüler.

Batıkent ailesi olarak meslekte 40. yılını doldurmuş olan doktorlarımıza hediye ve plaket verdik. Fotoğraftaki doktorumuz KBB uzmanı Selahattin Türkoğlu.
Daha sağlıklı yarınlara uyandığımız bayramlar dilerim.
Sevgiler Didem


Floransa- Venedik


Floransa'ya girişimiz, outlet ve otel girişi..




Ponte Vecchio - Kırmızı şemsiye fotoğrafta farklılık yarattı, Adana'dan taşıdığımza değdi.

Gondol turumuz, ne romantik...
Arkadaki Rialto köprüsünün görüntüsü muhteşem..



Maske festivalinde çok güzel görüntüler vardı, görülmesi gerekn bir festival.
Artık dönüyoruz, o pazar günü San Marco meydanında adım atacak yer yoktu...

Fotoğraflar için Tayfun'a teşekkürler, eline sağlık Tayfun...



3 Mart 2014 Pazartesi

Evdeki etkinlik

Bizde artık evdeki malzemelerle etkinlik yapmaya başladık , ne güzel :) Gazete ve dergi kağıtlarını yırtıp yırtıp bir kovanın icine atıyoruz sonra o kovayı boşaltıyoruz . Icini kırpılmış kağıtlarla doldurup tekrar boşaltıyoruz. Bu şekilde bir akşam oynadık:) Aslında bu oyun 15 ay ve üzeri içinmiş ama bizde deneyelim diye düşündüm. İnce kas gelişimi ve psikomotor gelişimi için yararlı bir aktivite bu yaptığımız. Bebekler anne karnında gelişmeye başlıyor, bu dünyaya gelince de artık özgürce büyüyorlar. Bizimde onları en iyi biçimde yönlendirip gelişimlerinde geri kalmamalarını sağlamalıyız.
Motor beceri, belirli bir işi gerçekleştirmek için uyumlu motor hareketi sağlayan davranışları öğrenme sıklığıdır. Motor becerilerinin gelişimi, serebral korteksinistemli kas gruplarını kontrol eden motor korteks bölgesinde meydana gelir. - Bu bilgide Vikipedia'dan. -
                      Önce kağıtları yırttık.

                  Sonra kabımızın içine koyduk.

          Sonra kabı boşalttık, en zevklisi buydu oğlum için.

                    Sonra aynı işlemleri tekrarladık:)

                   Minik iskeletor güzel zaman geçirdi :)


Şimdide sıra anne için doğumgünü hazırlıklarına geldi.