6 Şubat 2014 Perşembe

Gökçeada (İmroz) günlükleri 2

Yeme-içme
Adaya geldikten sonra yeme içme konusunda hiç keyfiniz kaçmaz. Çok güzel yerler var, tatları da güzel yemeklerin. Sanırım doğallığın verdiği tat beni etkiledi. Adada keçilerin dolaşması doğal ortamın göstergesi. Keçi dolaşıyor derken 3-5 tane görmedim , sürekli bir tepeden inen diğer tepeye çıkan keçi topluluğu mevcut adada.

Mustafanın Kayfesi
Benim adada en sevdiğim yer olan yukarı Kaleköy'de burası. Kocaman çınar ağaçları altında haftasonu kahvaltılarımızı burada yaptık. Kahvaltıda yediğimiz reçellerden karadut reçeli harikaydı, lor peyniri üzerinde servis ediyorlar ve yemeye doyamıyorsunuz. Damla sakızlı kahvesi, nargilesi, İncesaz grubu ve Dilek Türkan'ın Mazi kalbimde yara albümü bana orayı hatırlatan küçük ayrıntılardı, hepside harikaydı. Birde adanın genelinde olan arıları, ancak kahve yakmayla kaçırıyorlardı, doğal yaşam işte!!!



Poseidon Kafe
Burasıda bizim özel günlerimize tanıklık etti yaz boyunca. Adanın en yüksek tepesine kurulmuş manzarası harika bir yer. Romantik yani:) Kaya üzerine kurulmuş, çıkarken biraz zor olan kafenin ortamını görünce iyiki de gelmişim diyorsunuz. Yemekleride güzeldi, balık , köfte ve tabiki rum mezeleri. Genç bir çift işletiyor, kızın babaannesi Rumdu sanırım, dolayısıyla rum tatlarını biliyorlardır diye düşünüyorum.



Yakamoz Cafe
Yukarı Kaleköy'de bulunan bu kafe hem akşam yemeği hem de kahvaltıda tercih edilebilir bir mekan. Uzunca bir süre gitmedik, çünkü insanlar orası için pahalı ve yemekleri iyi değil dediler. Zaten adada ucuz olan kafe yok hepsi pahalı, yemekleri de vasatın üstündeydi. Yine manzara açısından güzel bir yere konumlanmış kafe ziyaret edilebilir.




Baba Yorgo
Tepeköyde bulunan bu cafe tabelaları yönünden biraz karışık bir yerdeydi. Tepeköye girdikten sonra yukarıya doğru çıkıyorsunuz ve önünüze ikiye ayrılan bir yol geliyor, orda işte ne tabela var ne de telefon çekiyor!!! O ayrıma geldiğinizde sola dönün. Karanlık yolların sonunda Baba Yorgo Tavernasını bulursunuz. Burda yediğim yemeklerde çok güzeldi, hep balık yedim adada zaten. Yolu uzak olduğu için 2. kez gelmedik.

Son Vapur- Kaleköy
Kaleköy ada içinde deniz kenarındaki tek yerleşim yeri. Yazın akşamları takı toka satanlar burada tezgahlarını açıyor. Son Vapur'da mavi-beyaz masalarıyla bana Yunan mutfağını andıran şirin bir restaurant. Ahtapot ve karidesleri çok güzeldi tavsiye edilir.

Son Vapur- Zeytinli köyü
Küçük bahçesinde kahvaltı etmek için gittiğimiz, tatlılarıda güzel olan bir cafe. Aynı arı istilası kahvaltı yaparken buradada karşımıza çıktı. Karadutlu dondurmalı tatlıları değişik ve güzeldi.



Madam'ın Dibek kahvesi- Zeytinli köyü
Oralara kadar gidipte dibek kahvesi içmeden olmazdı. Zeytinli köyünde bulunan karşılıklı 3 kahvehane dibek kahvesi bulunduruyor. Çamaşırhanenin yanındaki kahvelerin hiçbir özelliği yok:)
Nefise Karatay'ın babasının kahveside burada oda ünlenmiş.


Beşiktaşlı Hristo'nun tatlıları- Zeytinli Köyü
Damla sakızlı muhallabisiyle ünlü tatlıcı, Rumlar işletiyor ailecek , şirin bir yer görülmesi gerekir diye düşünüyorum.

Yörük çadırı
Kaleköy yolunda yörük çadırı var, kuzu çevirme , tandır, et sote tarzı yemekleri var. Dış görünüşü beni pek çekmesede yemekleri güzeldi. Sanırım zeytinyağı, kekik gibi güzel ürünlerinden dolayı bayıldım yemeklerine.

Gül aile çay bahçesi- Kaleköy
Kaleköyün içinde bildiğin çay bahçesi, nargile ve dondurmalarıda güzeldi.


Bi Yer
Merkezde bulunan bu çok şirin ev yemekleri yapan cafeye mutlaka uğranmalı. Zeytinyağlılar , sıcak ev yemekleri ve tatlıları çok güzeldi. İşletenlerde yine İstanbul'dan taşınmış aile keyifli sohbetleri var.


6 yorum:

  1. ne güzel tek tek ve ayrıntılı olarak yazmışsın. Çok güzel bir yazı olmuş. Nerde ne yenir, nasıl çok güzel bir yazı olmuş eline sağlık

    YanıtlaSil
  2. Khvaiti fiyatilari nasil ?

    YanıtlaSil
  3. güzel bir anlatım teşekkürler,adayı seviyoruz,özlediyseniz tıklayın :]
    http://e-gokceada.com/

    YanıtlaSil
  4. Kahvalti ne kadar fiyat verebilirmisniz

    YanıtlaSil