28 Ocak 2014 Salı

Bozcaada- Rüzgar Şehri


Gökçeada maceramız başladıktan sonra,  yakın çevreyi gezeriz diye düşünmüştük. Çanakkale-Bozcada- Kaz dağları- Truva ... fln. Ama adaya bir çıktık mı geri karaya dönüş çok zormuş, feribotla Çanakkale'den geçmek sanırım 3 saatimizi alıyordu. Yani ordan Adana'ya gelmek çok daha kolaydı uçakla. Ben Adana'dan Gökçeada'ya 4 saatte gidebiliyordum, bu da büyük bir lükstü yaz boyu rahatça gidip geldik uçakla.
Gökçeada-Bozcaada arası cuma günleri vapur vardı, 1saatte karşı adaya geçiyorsun. Son yapılan seferi yakaladık, hatta sabah 8'deki vapura son binen de biz olmuştuk. Felaket dalgalı bir 15 dakikadan sonra tost ve meyve suyumuzla yolu bitirdik. Tabiki Beyaz beyin yiyeceği anne sütüydü.
Bozcaada şirin bir sahil kasabası. Rengarenk çiçekler, minik cafeler, oteller...
Biz vapurdan inince biraz gezelim dedik, havada güneşliydi, birazda rüzgar vardı. Ününü duyduğum Çiçek pastanesinden kurabiyeler aldık, keşke daha fazla alsaymışız çok güzellerdi, ünlenecek kadar varmış dedim.
30 Ağustos'ta gittiğimizden denize girmeyi hiç düşünmedik, zaten günün ilerleyen saatlerinde rüzgar kendini öyle bir gösterdiki Gökçeadayı yani evimizi özledik bir anda.
Bozcada merkez çok küçük heryere yürüyerek gidilebilir, arabaya gerek yok yani,sadece plaj için araç gerekli o merkezden biraz uzak.. Ayazma plajı adı...
Ünlü Çiçek pastanesi önündeyim, sokaklar çok şirin.

Daha sonra biraz oturalım kahvaltı yapalım diye kafe aramaya başladık. Heryer tıkış tıkış bizdede bebek arabası olduğundan yer bulmak kolay olmadı. Birde gittiğimiz yeri daralttığımız için cafe sahipleride mırın kırın ediyorlardı. Bu ada halkı çok kabadayı, insanlar onlara mecbur diye çok havalılar, birde iş yaptıkları 2 ay boyunca yoğunluktan burunlarından kıl aldırmıyorlar. Hatta bir otel sahibi müşteriyi otele almadı, zavallı kadını dövecekti neredeyse, o kadar yani...
En sonunda küçük bir köşe bulduk kendimize, Beyaz beyde bir süre uyudu güzelce yedik içtik.
Kafede yemek dışında birçok şey satılıyordu. - ADA Cafe
Küçük magnetlerden almadan olmaz, birde annem geçen senelerde bana fular almıştı ordan bende beğenmiştim, değişik çeşitlerinden aldım hatıra olarak.

Bu şirin dükkanda şarap aksesuarlarının satıldığı biryerdi.


Dönüş yolu, rüzgar çok fenaydı. Zaten oğluşumda tahminimce rüzgardan alerji oldu,heryeri kızardı, ilk kez böyle bir durumla karşılaştık. Hemen oradaki eczaneden ilaç alıp verdik, çıkarken ilaçları kese kağıdında verdiler bende poşet istedim bebek arabasına asıyoruz ya, adada poşet yasakmış onun için kese kağıtlarını kullanıyorlarmış. Bu cümleyi Adana'da hastalarıma söylesem gülerler herhalde bana :) 

Burda da Bozcaada'nın kıyı görünümü.
Sevgiler
Güneşli mutlu günler
Didem

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder