29 Aralık 2014 Pazartesi

Yeniyıl'a son 3 2 1

Bu sene de bitmek üzere, her yeni gelen yıldan beklentilerimiz 2015 için de geçerli.  İlk olarak sağlık dileklerimle başlamak istiyorum, sonrasında huzur, para, şans gibi dilekleri sıralayabilirim. Aslında benim dilek listem herzaman için çok uzundur, çok istemekten çekinmem, olduğunda da şükretmekten.

Kötü şeylere de üzülmemekten yanayım, biraz da kaderciyim sanırım:)

Bu sene uzun Schengen vizesininde bize verdiği yetkiye dayanarak gayet güzel gezdik, yeni yılda yeni geziler hem dünyayı keşfetmeye hem de kendimizi keşfetmeye yönelik olsun.




İşte 2014 gezilerimiz..


Senenin başında

15 Aralık 2014 Pazartesi

Marley & Me

Haftasonu sinema günü yaptık, Dünya Rakı Gününe katıldık, ama onları yazmadan önce bu sıcacık filmi yazmak istedim. İnsanın içini ısıtan bir hikaye , birazda bize çok benzettiğim bir yaşam tarzı olduğu için sanırım daha çok sevdim.

Film Jennifer Aniston ve Owen Wilson çiftinin evlenme sahnesiyle başlıyor, bu iki oyuncuyu da çok severim, henüz beğenmediğim bir filmleri olmadı desem yanlış olmaz.

11 Aralık 2014 Perşembe

İşte Beyazıt'ın Doğumgününden Kareler

Beyaz doğduktan sonra 1 yıl nasıl geçti hiç anlayamadım, hem telaşlı hem yeni şeyler öğrenerek hayatın farklı bir boyutuna girmiş olduk. Burak'la uzun zamandır birlikte olmanın verdiği özgürlük, gezip tozma, istediğimiz zaman yemek yeme gibi alışkanlıklarımızı bir kenara bırakıp, oğlumuz için onun önceliklerine göre bir yaşam tarzını seçtik. Bunu daha önce çocuğu olan insanlardan bir çok kez duyduğum için aşina olduğum bir fikirdi, ama kabul etmediğim bir durumda vardı, "Herşeyi çocuğa göre planlayacaksınız." Bizim ona uyduğumuz kadar, onun da bize uyması herşeyi çok daha kolay hale getirir diye düşünüyordum. Çok şükür ki öyle de oluyor, bir şekilde bizimle birlikte her yere gelip giden, zevk aldığımız şeyleri seven bir oğlumuz oldu.

İşte elimize çok geç geçen doğumgünü fotoğraflarımız...

10 Aralık 2014 Çarşamba

Oğlumun Dış Mekan Çekimleri

Doğumgününden sonra ne zaman dış çekim yapalım diye diye  Beyaz 14. ayını bitirdiğinde havalar yağmurlu değilken Adana Merkez Parkın yolunu tuttuk. Klasik fotoğraf stüdyomuz oldu burası. Fotoğrafların hepsiyle güzel bir albümümüz de oldu. 


Benim tasarladığım doğumgünü kıyafetiydi, Burak çok renkli bulunca birde bembeyaz bir takım almıştık. İyiki de almışız çünkü bu yaştaki çocuklara böyle gün için tek kıyafet yetmeyebiliyormuş:) 

3 Aralık 2014 Çarşamba

Oğlumun ilk özel kitabı

Beyaz için İngilizceye ne kadar önem verdiğimi bilen bilir, oyun oynarken ona ingilizce şarkılar açarım, evde ingilizce kelimeler kullanıp kendisinin de öğrenmesini sağlarım. Bunun yanında kursa da gidiyoruz, inşallah bu çabalarımız bize faydalı bir biçimde geri döner. 1 dil 1 insan , çok doğru bir gerekçe. Kitapları da araştırırm güzel bulduğum olursa alırım.

Takip ettiğim bir blogdan gördüğüm bu kitap çok hoşuma gitti, bende hemen internet sitesine girip inceledim.
                           

1 Aralık 2014 Pazartesi

Gurme nasıl olunur?

Bu pazar günü, Türkmaxx'ın şefi Eyüp Kemal beyi evimizde misafir ettik. Ama normal bir misafirlik olmadı , çalıştırdık onu, güzel güzel yemekler yaptı. Bu nasıl oldu derseniz benim sürekli alışveriş yaptığım Adanamızın yerel marketi hafta içi beni arayarak böyle bir organizasyonda yer alıp almayacağımızı sordu, bizde severek kabul ettik. Coca Cola sponsorluğunda gerçekleşen bu aktivitede gerçekten herşey eksiksiz olarak bize sunuldu, bize de bu gecenin tadını çıkarmak kaldı.
                                 
                                                       Kırmızı soframız çok iştah açıcıydı.

26 Kasım 2014 Çarşamba

Open Windows

Kış geldi, yağmur ve kar bastırınca bizde gezmekten çok evde vakit geçirmeyi tercih eder olduk. Evde en dinlendiğimiz zaman, bebek uyuduktan sonra çayımızı yudumlarken  izlemeğimiz film vakti.

İşte size harika bir film öneriyorum, 2014 yılı İspanya- USA- Fransa ortak yapımı bu film ilk başta pek çekici gelmemişti bana. Ama izlerken tek bir sahneyi kaçırmayayım diye gözümü kırpmadan izledim desem yalan olmaz.

24 Kasım 2014 Pazartesi

Alaycı Kuş

Kitabın bu kısmını ikiye ayırarak çekmişler, biraz fazla uzayıp saçma olmuş sanki. Bu filmdeki aksiyona alıştığımız için savaş öncesi hazırlık evresi olmadı diyorum.

Filmde ki en sevdiğim şey Katniss Everdeen'in seslendirdiği şarkı oldu:)

Darağacı şarkısının sözleri ...


21 Kasım 2014 Cuma

Yıldızlararası


Bilim kurgu filmlerinden hoşlanıyorsanız kaçırılmayacak bir film öneriyorum, yılın en iyi filmi olmaya aday diyebilirim. Görsel efektler, görüntü ile müziğin harika uyumu, yer yer gerilerek izlediğim bu kurgu gerçekten harikaydı. Matthew McGonaughey, Anne Hathaway oyunculuklarıyla , Christopher Nolan ise yönetmenliğiyle imzasını silinmemek üzere atmış bence.

12 Kasım 2014 Çarşamba

Gaziantep macerası

Havalar daha soğumamışken, güneş bizi bırakmamışken dedikmi bir pazarı Gaziantep'te geçirelim. Bunu dediğim saat cumartesi geç saatler olunca ufak bir araştırma için de çok fazla zamanım yoktu.

Plan olarak çok da birşey yapamayız diye düşündüm, çünkü Adana-Antep arası 2 saat, birde dönüş ve benim planlamadığım Burak'ın izleyeceği maç olunca Gaziantep Hayvanat Bahçesini gezip güzel de bir yemek yiyip Adana'ya döndük.
                       

10 Kasım 2014 Pazartesi

Adana'da nereler gezilir?

3 hafta önce Melike-Olgun çifti haftasonlarını geçirmek için Adana'ya geldiler. Melike hem meslektaşım hem de blogger arkadaşım, gayet güzel yazıları var. O da benim gibi çok gezip çok yazmayı seviyor.

Onların sayesinde Adana'da nereler gezilir, neler yenir gibi sorulara turistik açıdan bakmış olduk. Benim çıkardığım bir gezi listesi vardı, ilk önce karı-koca başbaşa takıldılar ama sonrasında biz onları yalnız bırakmadık:)

1 Kasım 2014 Cumartesi

Unutursam Fisilda

 Çağan Irmak yine konuşturmus sanatını, hayranlıkla izledim filmi hemde hiçbir anını atlamadan, hiç bir dakikasında sıkılmadan .
                                    

31 Ekim 2014 Cuma

Pek Yakında

Bu filmi uzun zamandır beklememizin dışında, birde sponsor olduğunuz için gitmek için cok hevesliydik. Bu sefer basbasa değilde hastane personeliyle birlikte ekipce sinemadaydik.

Filmi buyuk olasılıkla herkesin izleyeceğini düşünüyorum , Cem Yilmaz herkesin kalbinde önemli bir yerde çünkü. 

29 Ekim 2014 Çarşamba

İstanbul mekanları

Geçen hafta gittiğimiz İstanbul gezimizden Güzel ve Çirkin ve  Kaçış oyunlarını yazmıştım.  İkisinde de çok güzel vakit geçirdiğimiz için mekan kısmını biraz daha uzun zamana yaydım sanırım.

2 güzel ve benim için yeni mekana gittik. Klasik Nusret'ide atlamadık tabiki, oranın etlerini bir ayrı seviyoruz. Gerçekten çok yumuşak tam ağız tadımıza göre.

İlki Zorlu'da Jamie's Italian 'dı. Daha önce İstanbul tatillerimde gördüğüm fakat girmediğimiz bu cafeyi yanımızda Beyaz yokken deneyelim dedik. İçeride gördüğüm manzara ise herkesin çoluk çocuk geldiği bir yer olduğuydu.
                                      

23 Ekim 2014 Perşembe

İstanbul'da Kaçış Oyunları

Birkaç haftadır İstanbul'a gitmek istiyorduk, İstanbul süremizide nasıl dolu dolu geçiririz diye düşünürken, bu oyunlardan haberdar olduk.

Aslında benim ilk duyduğum oyun İstrapped'di, fakat orası şu sralar çok popüler olduğundan doluydu. Bizde ilk olarak "Odadan Kaçış" ile bu oyuna girdik.
                            

14 Ekim 2014 Salı

Kış kahvaltısı için öneri

Babam Bursalı olduğundan bizim evde birçok Bursa hatta göçmen usulu yemek pişerdi. Mesela göçmenlerin börekleri çok ünlüdür, babaannem çok sık yapardı, şu anda sağlığından ötürü yapamasada halam onun yerini almış durumda:)

Birde sabah kahvaltılarında tereyağın üstüne sürülen salça vardır, tadı da muhteşemdir. En son babam yapmıştı, tabi geçen sene bunu bize yapan olmadı. Ben de hem bu tattan mahrum kalmamak  hem de tarifi unutmamak için yapayım dedim.



13 Ekim 2014 Pazartesi

Rodos adası gezimiz

Rodos'a ilk geldiğimizde bizi kale duvarları karşıladı, bu duvarların eski şehire giren birkaç kapısı var, onlardan birinden kendinize içeri attığınızda gerçekten eski zamanlarda yaşamış bir şehre geldiğinizi hissediyorsunuz. Bizim içinde aynen öyle oldu, yine meydanları var tabiki ama küçük, öyle Avrupa şehirleri gibi değil. Zaten şehirde Osmanlı izlerini sürekli gördük, camilerle, binaların yapısıyla, çeşmeleriyle...

9 Ekim 2014 Perşembe

Rodos'ta yedik yedik yedik...

Rodos'a indik ne mi yaptık? Çocuklu olduğumuz için gümrükten öncelikli geçiş hakkımızı kullandık:)
Grubumuzdan Gizem kapıda vize uygulamısıyla giriş yaptı, onun da girdiği kapı ayrıydı ve bomboştu, çok rahat geçtik. (Kapı vizesi 60 Euro)
Kapıda vize alanların çok beklediğini okumuştum birkaç yerde ama bizim şansımıza önceden vize alanlar çok bekledi:)

Otele yerleştikten sonra kendimizi Old Town'a attık, şirin mi şirin bir şehir havasını hemen hissettik. Kale duvarlarının arkasında zemini aynı boy taşlarla döşenmiş yollar bizi bekliyordu. Zemin gerçekten emek verilerek yapılmış ve hiç bozulmamış.

8 Ekim 2014 Çarşamba

Rodos'u bizde fethettik

Rodos adası, yıllarca Osmanlı himayesinde olmuş, daha sonra antlaşmalar gereği İtalya ve sonrasında Yunanistan'a bağlanmıştır.  

1912 yılında İtalya işgalinden sonra  Rodos'taki Türkler'in sayısı azalmaya başlamış.  Karşılaştığımız Türk taksici diyorki: Ben gerçek Türk'üm, Rodos Türküyüm. Bizi burada sevmiyorlar, sizin gibi turistleri seviyorlar ama diye de ekliyor.

Gerçekten de Yunan halkı çok güleryüzlü ve misafirperverlerdi. Ama demekki orada yaşayan Türklere karşı toprak kavgasını hala yapıyorlar.


                          

3 Ekim 2014 Cuma

Bayramda trafiğe dikkat edelim

Bayram için yollar malum çok kalabalık, trafik aşırı yoğun. Bugün işe gelirken bile çok kalabalıktı. Her köşedede polis vardı, olası kazaların önüne geçmek için sanırım. Bayram gibi kalabalık günlerde karayolunu pek sevmem, mümkünse havayolunu tercih ederim. Ama bazen uçakla gidilmeyecek noktalar oluyor, o zamanlar için aşırı dikkat diliyorum herkese. Hem kendiniz hem de karşınızdaki insan için lütfen kurallara uyalım.

İyi bayramlar  :)

2 Ekim 2014 Perşembe

"Pek Yakında" filmine sponsor olduk

Cem Yılmaz'ın yarın vizyona girecek olan filmi için Adana Real Cinemaximum sinemasında Batıkent olarak bizde varız.
Bayramda gitmek ve izlemek için iyi bir seçenek bence bu film, bizde tatilden döner dönmez tüm ekibimizle orada olacağız.

video
Her sene Batıkent olarak mutlaka sinema gösterilerine katılırız, bu sefer katılmanın yanında filmin reklam kısmını da dahil olalım istedik. Bakalım hem bizi hem de filmi beğenecek misiniz?

25 Eylül 2014 Perşembe

Adana'lı Ziya Paşa

Adana'da yaşayanlar bilir, bizim keyifle zaman geçirdiğimiz bulvarın adıdır Ziya Paşa. Çok nezih bir caddeye sahip bu bulvar, üzerinde çeşitli kafeler ve mağazalar barındırır. Son zamanlarda ise her köşe başında balon satanları görmek mümkün. Hatta satış taktikleri şöyle, bebekli-çocuklu aile görünce usulca yanına gelip balonları çocuğa göstermek ve sonrasında" Uçan Pepe geldiiiii" şeklinde bir slogan atıp kenara çekilmek. Tabiki her seferinde alıyoruz, taktiklerini çözmüş olmak işe yaramıyor yani:))



Adana'ya gelenler mutlaka cumartesi öğleden sonralarını burada geçirsinler, pişman olmazlar benden söylemesi.
Ayrıca sabah kahvemi de bu güzel, asil cadde de içerim derseniz ona da hayır diyemem:)

23 Eylül 2014 Salı

Çocuklu tatil rotaları

Bir kısmına gitmiş olsam da çocukla gidilecek o kadar çok yer var ki. Hepsine gidelim istiyorum oğlumla. Çok gezen mi çok okuyan mı bilir sorusunun cevabı hala bilinmesede, ben cevap olarak 1. şıkkı seçiyorum:)

Bu bayram tatili için çok yer araştırdım, kimisinin havası soğuk geldi kimisine yer bulamadım. Zaten Beyaz da henüz 1,5 yaşında yani gittiği parklarda bir çok şeye binemeyecek. Bu parkları daha sonra değerlendirsek sanırım bizim için daha iyi olacak. Biz gidemesek de belki çocuklu ailelere ilham olur diye bunları yazmak istedim.

Beyazla yaptığımız gezilerde, geçirdiğimiz günlerde tabi ki bol bol fotoğraf çekiyoruz, o fotoğraflara zaman zaman baktığımda iyi ki oğlumla gitmişiz diyorum, elbette bebekle gitmek aileyi hem zorluyor hem de yavaşlatıyor ama onun hazzı da bir ayrı oluyor. Biraz fedakarlık yaptıktan sonra sabahları oğlumuzla uyanmak, gün boyu onunla vakit geçirmek benim için ayrıca bir lüks. Tatil zamanı çalışmadığımızdan ayrıca bir rahat oluyoruz dolayısıyla geçirdiğimiz zaman da daha kaliteli oluyor.

19 Eylül 2014 Cuma

Eylül bitmeden

Sonbahar geldi, havaların değişmesinden midir, yoğunluktan mıdır bilmiyorum bu ara hiç birşey yapasım yok, dolayısıyla yazı bile yazamıyorum:) Tabi bu durum eve gidince değişiyor, aktif bir bebek bana koşarak gelince onun enerjisi benimkinide yükseltiyor.


15 Eylül 2014 Pazartesi

18. ayında bebeklere ne olur?

Bizim Beyaz bey bugün 18 ayını bitirdi, kafamda 18 ay için sünnet planları vardı. İnşallah önümüzdeki hafta bu planları gerçekleştireceğiz. Tabi  strese girdim şimdiden. Umarım çok ağrı çekmez minik oğlum.
                

18 ayda neler olur bu bebeklerde?


10 Eylül 2014 Çarşamba

Ninja Turtles: Teenage Mutant

Çocukluğumun çizgi filmiydi, geldiği gibi de hemen gitmek istedik Burak'la. İçimizdeki çocuk hala kıpır kıpır olduğundan, çok zevk alacağımıza emin olduğum bir filmdi. Zatende öyle oldu, komik ninjalar, hem kendileri eğleniyordu hem de bizi eğlendiriyorlardı. Tabi kötü Shredder , iyi kalpli ve meraklı April O'Neil de bu filmin olmazsa olmazları.

Güzel Atlar Ülkesi- Kapadokya

Gerçekten çok güzel, insanı farklı bir yerde gibi hissettiren bir yer Kapadokya. Bizim şehrimize çok yakın olduğu için başka bir deyimle " Adana'nın balkonu" bile diyebiliriz. Okul gezilerinde, iş seyahatlerinde ilk akla gelen, kolay ulaşımı olan bir şehirdir burası. Bir çok kez gitmeme rağmen en son 6 aylık hamileyken yine oradaydım. Yeraltı şehirleri, fotoğraf çekimleri derken yine harika bir gezi yaptık.

Sonbaharda çok güzel gezilir , neden derseniz İç Anadolu'nun sert bir havası vardır, kışın kendini çok iyi hissettirir. Kar yağarsa tabiki hava daha yumuşak olur ama bu her zaman mümkün olan birşey değildir. Yani tarihi ona göre ayarlamanız gerekir.

5 Eylül 2014 Cuma

Bir kere daha 2 Eylül geçer...

Bu sene biz evleneli 8 yıl bitmiş...

Neler sığdı bu zamanlara neler. Tabi en önemlisi Beyazıt'ımız katıldı aramıza. Onun gelişiyle tüm hayatımız bambaşka bir hal aldı. Hem zorlandığım zamanlar oldu hem de her anından zevk aldım bebeğimizin. Evlilikte aslında hem sorumluluk isteyen hem de insana mutluluk veren bir kurum. Tabi bu mutlaka sevdiğiniz kişiyle olmalı. Ben çok şanslıyım ki kocacığımı çok seviyorum.



                                   
Bu resmi çok seviyorum, küs olsanda seni düşünen birinin olması çok güzel.

1 Eylül 2014 Pazartesi

İskenderiye Kütüphanesi nasıl yandı?

İskenderiye kütüphanesini görmesemde ününün tüm dünyaya yayılmış olduğunu biliyorum. Tabi antik çağlarda olan el yazması hazinesi içeren kütüphaneden eser yok. 2002 yılında yıkılan bu eser tekrar yapılmış ama baya modern bir görüntüsü var.

Haftasonu izlediğim "Agora" filmide tam bu dönemleri anlatıyor. M.S. 391 yılında geçen bu filmde filozof Hypatia ayrıca ünlü bir astronom ve matematikçi.Öğrencilerini iyi bilgilendiriyor, yönetim seviyesine çıkacak insanlar yetiştiriyor.
Kütüphane yıkılmadan önce bazı el yazmaları buradan çıkartılmış, bunlar nerede acaba?

29 Ağustos 2014 Cuma

Herkül: Özgürlük Savaşçısı

Bu seferki Herkül efsanenin bahsedildiği gibi değil de insan gücünde. Ama insanoğlunun inanmak ve güvenmek istediği bir karakter. Dolayısıyla mistik özellikler yükleniyor bu filmdeki Herkül'e de.Neticede yine Hekül kazanıyor, biz seans olarak Türkçe dublaja girdik, mümkünse orjinal seyretmek daha zevkli olacaktır.

Dwayne Johnson'ı ailecek çok severiz, filmlerini bayıla bayıla izleriz ama bunu çok beğenmedik. Yine de izlemek isteyenlere İyi seyirler...

Çocuklar en değerli varlıklarımız...

Onlar sağlıklı ve mutlu bir şekilde büyüsün diye elimizden gelen her şeyi yaparız. Ancak konu ihtiyaçları ve istekleri olduğunda bazen küçük zorluklarla karşı karşıya kaldığımız olur. Belirli bir yaşa kadar çocukların beslenmesindeki tüm kontrol özellikle biz annelerin elindeyken elbette içimiz daha rahat. Ama iş, bizden bağımsız hareket etmeye, kendi seçimlerini yapmaya başladıkları zamanlarda değişiyor ve çocuklarımızla atıştırmalıklar konusunda çatışma yaşamaya başlıyoruz. Biz onları daha sağlıklı beslemeye çalışırken, onlar besleyici değeri olmayan besinlere yönelebiliyorlar. Özellikle ara öğünler konusunda detayları gözden kaçırmamak gerekiyor.

Günümüzde çocukların kızartmalara, cipslere veya besin değeri açısında zengin olmayan şekerlemelere, gazlı içeceklere ulaşması artık çok zor değil. Bu ürünlerin “nasıl olsa yemeğini yedi” ya da “yemek yemedi bari bunlardan yesin” diyerek öğün aralarında tüketmesine göz yumulduğu anlar olabiliyor. Ancak bu durum ne yazık ki çocuklar için ileride yaşayabilecekleri önemli sağlık risklerine de zemin oluşturmak anlamına geliyor. Oysa ara öğünlerde tercih edilecek masum atıştırmalıklar, çocukları mutlu ederken biz annelerin de kendimizi daha huzurlu hissetmemizi sağlayabilir.

Bu masum atıştırmalıklar arasında ben dondurmaya çok güveniyorum. Çünkü hem etrafımdaki annelerden hem de beslenme uzmanlarından dondurma hakkında pek çok faydalı bilgiler duyuyorum. Besin değerleri açısından zengin ve tabi ki diğer atıştırmalıklara kıyasla çok daha masum olan dondurma ara öğünler konusunda en büyük destekçilerimden biri. Bunu öğrendiğimden beri çocuğumun süt, taze, kuru meyveler veya kuru yemişlerle desteklediğim ara öğünleri dondurma ile daha da renklendi. Tabi burada da bir önemli nokta devreye giriyor ki o da çocuğuma kendisi için en uygun dondurmayı seçebilmek. Çocuklara özel olan, içeriğindeki yağ, şeker, kalori miktarının onun ihtiyaçlarına göre düzenlenmiş olmasına özellikle dikkat ediyorum. Çünkü her dondurma aynı değil. Diğer önemli bir nokta da; özellikle yaz aylarında her süt ve süt ürününün hijyenik şartlarda üretilip sunulduğuna dikkat etmek gerekiyor. Aksi takdirde süt ürünlerinde zararlı bakteriler çok çabuk üreyebiliyor. Bu yüzden uzmanların da dediği gibi hijyenik koşullarda hazırlanıp sunulan güvenilir markaların ambalajlı dondurmalarını tüketmek gerekiyor. Ben bu kriterlere en uygun ürünleri nerede bulurum diye araştırdığımda ulaştığım marka Algida’nın Max ürünleri oldu. Max’ın çocuklara özel beslenme kriterlerine sahip olması ve ürünlerini yüksek kalite standartları ve hijyenik koşullarda üreten ve soğuk zincir kırılmadan bize ulaşmasını sağlıyor olması benden tam puan aldı. Algida Max'ın ürünlerinde göz önünde bulundurduğu kriterler nedir diye merak ederseniz;

  • Algida Dünya Sağlık Örgütü ve uluslararası beslenme önerilerini göz önünde bulundurup, çocuklara yönelik dondurmalar için özel kriterler geliştiriyor. Bu çalışmaya göre çocukların tüketeceği dondurmaların bir porsiyonunda en fazla 110 kcal enerji ve 3 g doymuş yağ ve 100 gramında en fazla 20 g ilave şeker bulunması gerekiyor.
  • Algida Max, tüm ürünlerinde bu kriterleri sağlamış olduğunu taahhüt ediyor. 

Özetlemem gerekirse dondurmanın faydalarını öğrendiğimden beri içim çok daha rahat. Üstelik dondurma sanıldığının aksine sadece yazın değil 4 mevsim tüketilebilen bir ürün. Oysaki biz senelerce dondurmanın kışın boğaz ağrısı yaptığına inandık ve çocuklarımızı kışın dondurmadan mahrum bıraktık. Halbuki dondurmanın hijyenik koşullarda üretildiği ve soğuk zinciri kırılmadan saklandığı taktirde bakteri içermesi beklenmiyormuş. Bu da demek oluyor ki 4 mevsimde her ara öğünde çocuğum mutlu bense huzurluyum.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

27 Ağustos 2014 Çarşamba

Sleep No More ile korkmaya hazır mısınız?

New York'ta son gecemizde bizi bekleyen bu oyun gerçekten benim için çok farklı bir deneyim oldu. Bir gece öncesinden Erdem ve kız arkadaşıyla buluştuğumuzda onların önerisiyle gidelim dedik. Hemen bilet aldık, saat 10.30 'daki gösteriye girmek için The McKittrick Hotel'in yolunu tuttuk. Bu otel 2. Dünya savaşından önce yapılmış fakat hiç açılmamış, taaaa ki İngiliz tiyatro ekibi burayı keşfedene kadar.

Shakespeare'in ünlü Macbeth'ini izleyeceğimiz için heyecanlıyız biraz, nedeni ise, bilinmeze doğru yol almamız.

26 Ağustos 2014 Salı

Yaz ayı favorimiz; salatalar

Yazın insan çok sıcak, çok yağlı ,tuzlu yemekler yemek istemiyor. Biraz daha fresh, soğuk ve hafif yiyecekler ideal.

Yemek yapmayı çok sevmeme rağmen zamansızlıktan ötürü mutfağa çok giremiyorum. Ama evin yemek düzenini de kimseye bırakmadığımdan, bulduğum değişik, kendi damak tadımıza uyan tarifleri yardımcıma anlatıyorum, uzun süreli yemekse o yapıyor yoksa eve geldikten sonra ben hazırlıyorum.

İşte bu salatada benim eserim, hem yemesi hem yapması zevkli. Hatta kendi yaptığım salatadan yeme şansım bile az çünkü çok seviliyor bizim evde:) Bu da beni ayrıca mutlu ediyor...
                                            

Welcome to New York

Turumuzun son şehri New York'a indiğimizde hem günlerin verdiği bir yorgunluk hem de heyecan vardı. Bu güzel şehire 3 gün yetecek mi? Nereden başlasak? gibi soruları kendi aramızda tartışırken attık kendimizi Times meydanında...

Bende bir şaşkınlık Burak'a dönüp diyorum ki :" Burası Times olamaz, daha hareketli , daha güzel bir yer olmalı" Ama tabiki orası Times meydanıydı, o heybetli reklam binalarının arasında küçücük bir yer. Avrupa meydanlarına alıştığımızdan burası bana meydan gibi gelmedi. Ama tabiki Hollywood yine bize harika tanıtmış burayı.
Times gece çok daha güzel görünüyor ışıklar içinde, ortadaki resimde atlı polisler var bu fotoğrafın amacı onlar..

22 Ağustos 2014 Cuma

Beyaz 17 ayını bitirdi

Oğluşumu her ay fotoğraf köşesine oturtup pozlarını çekiyorum, ay ay gelişimini görmem açısından iyi oluyor, ama sanırım artık bunu yapamayacağım çünkü oturmuyor!!!
                     

Bizimki fazla hareketli hep hayal ettiğimiz gibi, aslında ben biraz daha uslu olsa da kabul ederdim sanırım peşinden koşmak hiç kolay olmuyor :)  İşten çıkıp eve gittiğimde beni hemen kapıya götürüyor artık parka inelim diye çocuk da haklı evde sıkılıyor bütün gün. Onu oyalayacak aktiviteler buluyorum ama anne gibisi yok sanırım, ben gelince hemen birlikte oyun oynayalım diyor. Ben de zevkle indiriyorum oğlumu parka, oyunlar oynuyoruz, koşuyoruz.
                                   
                                         Böyle sarılması o kadar dinlendirici ki, huzur buluyorum.


Kimi zaman topun peşinden koşuyoruz, kimi zaman pet şişelere şut vuruyoruz, kimi zaman da onların kapakları ile oynuyoruz:)
                                   
                 Küçük fenerli, şapkayı kendisi seçti biz aldık, alışveriş canavarı geliyor gibi:)


Erkek çocuk bunlarla oynamayı seviyormuş öğrenmiş oluyorum böylece. Evimizde Beyazıma ait bir sürü top var, en sevdiği oyuncağı top çünkü. Ama sanırım artık arabalara doğru kayıyoruz:) E büyüyor ne de olsa...
                                   
                     Yerlere yatmaya başladı yeni huyu, her akşam yatmadan önce banyo şart oldu:)


Bir de aktivite dergimiz Adım Adım var, her ay geliyor posta ile, onun içinden çıkan kitapçıkta o aya ait yapılması uygun olan oyunlar var. Mesela bu ay çubukları deliklere sokma, banyoda kullandığımız malzemeler vardı.

Beyazın kitaplarla bir bağı olmasını seviyorum, Adım Adım da bir başlangıç olmuş oldu.
                                                
                                                                         Çalışkan çocuk :)



Geçen gün parkta oynarken, yaşıtı bir çocuk geldi Beyazın yanağına yapıştı ben öpecek sanıyorum, bir anda çığlık!!!!  Çocuk oğlumun yanağını ısırmış, o güzelim yanağında diş izleri, kan oturması, iz.... Nasıl üzüldüm içim parçalandı anlatmam mümkün değil. Malesef o çocuğun huyuymuş ısırmak!!! Nasıl bir huysa, çocuktan ziyade annesine kızdım hem beni uyarmadığı için hem de gelip özür dilemediği için. Ayrıca onların evinde şiddet uygulandığını düşündüm bir kaç olaylarını işittikten sonra ve oğlumun Hannibal ile görüşmesini istemiyorum bu zamandan sonra. Aslında kimseyi dışlamayı sevmem ama bu çocuk ileride eline taş alıp çocukların kafalarını bile kırabilir, önlemimizi görüşmeyerek almak en mantıklısı bence... Tabi tecrübeli annelerin tavsiyelerine de açığım:)

21 Ağustos 2014 Perşembe

Lucy

Son zamanlarda Amerika gezimizi yazmaktan diğer ilgi alanlarımı baya atladım. Bunlardan biri de filmlerimiz. Son zamanlarda bu kadar hızlı biten bir film hatırlamıyorum, daha koltuğa yeni oturmuşken aranın habercisi ışıkların yanması beni bir anda gerçek dünyaya döndürdü. Limitless filmini anımsattı bana bu film.

Filmde Lucy erkek arkadaşının kumpası sonucu uyuşturucu mafyasının eline düşüyor. Toplam 4 genç Koreden Avrupaya uyuşturucu getirecekler ama ameliyatla karınlarına yerleştirilen uyuşturucuları.

Buraya kadar normal bildiğimiz bir senaryo, fakat bu maddeyi Lucy'nin kullanması ile beyinsel deneyimleri yaşaması bir oluyor.  İnsan beyninin %7-10'unu kullandığımıza dair çalışmalar var, tabi %100'ünü kullanıyoruz diyen bir görüşte var. Bu soru işareti bence hala!!!

Filme göre 7-10 arası , Lucy yavaş yavaş %20, %40....%100' ünü kullanmaya başlıyor. %100'e çıktığında zaten filmdeki görsel şölen harika oluyor.

Ben 20-30 arasında kalmalı diye düşündüm, en iyi seviye oydu. Çünkü %100'e çıkınca insani duygulardan eser kalmıyor.

Kesinlikle izlenmeli, güzel bir kurgu olmuş bence.

20 Ağustos 2014 Çarşamba

Veeee sonunda Universal Studios zamanı

Buraya gelmeden çok merak ettiğim, merak ettiğim kadar da olan bir parkmış burası. Buraya malesef 1 gün ayırdık, o kadar zamanımız kalmıştı ama gidenlere önerim kesinlikle 2 gün ayırıp herşeyi yapmanız. Biz burada Fast Pass bileti aldık, giriş biletine göre de bir hayli fazla ödeme yaptık. İki kişiye 511$, gitmeden önce böyle bir şansınız olduğunu bilin derim. İki adada da Harry Potter'lar hariç diğer tüm aletlerde giriş önceliğimiz vardı, zaten bu olmasa yetiştiremezdik kesinlikle.



Ayrıca park ederken soruyorlar öne mi park etmek istersiniz,arkaya mı. Ona göre fiyat farkı var 17-24$, öne park etmenizi tavsiye ederim, biz ön sıraya koyduk ve yinede yürüdük, arka parklar neresi hiç bilemiyorum.


Universal de iki park var :

18 Ağustos 2014 Pazartesi

Disney's Hollywood Studios

Bugünde yine sabah erkenden Disneyin studyo kısmına geldik, ben en çok stüdyolardan keyif alacağımı düşündüğüm için sabah mutlulukla uyandım.  Yine hızlı ve doyurucu bir kahvaltı sonrasında yollara düşme:)
                                        

Epcot Geleceğin Dünyası

Eğer Mickeylerden sıkıldıysanız burası sizin için ideal, çünkü hem Disneydesin hem de farklı bir ortamda.

Gelmeden önce burayı çok merak etmiştim, gelecekte yaşamak gibi bir dünya yazılarını okumuştum. Aslında çok güzel ama ben Universal ile kıyasladığımdan Disney'in artık teknolojik olarak biraz daha atak yapması gerektiğini düşünüyorum.

15 Ağustos 2014 Cuma

Hayallerinizin peşinden gidin, herşeyin bir fare ile başladığını unutmayın. Walt Disney

Nihayet Orlando'dayız. Çok çok yoğun günler bizi bekliyor desem yanlış olmaz. 4 tam günü de parklara ayırdık burada. 3 gün Disneyland,1 gün Universal Studios. Ama hatalı bir tercih yapmışız, Universal mutlaka 2 gün olmalıymış.

World Disney'in farklı parkları olduğu için hepsini görelim istedik. Su parklarına gitmedik ama çok eğlenceli olduklarını duydum.

14 Ağustos 2014 Perşembe

Uyarııı: Kredi kartı kopyalaması çok kolay

Tatilimiz sırasında eşimin kartı çekim yapmamaya başladı, bizde bankayı arayıp soralım dedik. Aynı şekilde arkadaşlarımızında kartında sıkıntı çıktı onlar da ilk önce internet bankacılığını kullanarak kartlarını kontrol ettiler. Sonrasında kartlarından yapılmış 35000 tl'lik çekimi görünce hemen bankayı aradılar.

Bizim sorunumuz ise kartın işlem yaparken şifre istememesiydi, aslında şanslı addediyorum kendimizi, çünkü bizden de 1890 tl çekim yapmışlar. Daha sonra şifresiz işleme izin verilmediği için çekim yapmaya devam edememişler.

Ekstrede gördüğüm son gerçek alışverişimiz Alvin Island denilen hediyelik eşya dükkanından olmuştu. Markette çok sıra olduğunu düşündüğümden su ve ufak tefek hatıralık eşyaları buradan almıştık. Ebrularda buradan alışveriş yaptılar. Aslında bu mağazaya da içim hiç ısınmamıştı, görüntüsü gözümün önünde hala. Yinede sorunlu olan yer burası mı kesin birşey de söyleyemiyorum.

Sonuçta kartı kopyalayıp, önce 5$,sonra 10 ve 100$ şeklinde TARGET denilen marketlerden çekim yapılmış olduğunu gördük. Tatile gitmeden önce Miami civarında böyle durumları yaşayan insanların olduğunu okumuştum. Hatta benzin istasyonunda kart yerine nakit ödeyelim diye ısrarcıda oldum, ama malesef Target'tan kaçamamışız.

Biz tabiki bankaya itiraz ettik, bakalım dönüş nasıl olacak. Yurtdışına çıkacaklara önerim, büyük firma harici kredi kartı kullanmamaları.

13 Ağustos 2014 Çarşamba

Atlas Okyanusu kıyısında beyaz kumlar :Miami

Turumuza başlarken Miami'ye 4 gün ayırmıştık, sonrasında kısala kısala 2 geceye düştü Miami gezimiz. Bizde hiç zaman kaybetmeden şehire gelir gelmez kendimizi sokaklara attık. İlk hedefimiz Lincoln Road. Gelmeden önce araştırıp bulduğum bir restauranttan yer ayırtmıştım akşam yemeği için. Rezervasyon saatimiz geçmiş bir biçimde gittik Lincoln Road'daki Havana 1957'ye, ama zaten kalabalık yoktu ve direk oturduk.  Menüden Burak spesiali bense steak yemeğini seçtim. Kesinlikle spesial tercih edilmeli, et bana ve diğer arkadaşlarımıza sert geldi.

12 Ağustos 2014 Salı

Galaksinin Koruyucuları


Marvel'in son macera filmi hem aksiyon dolu hem de komik. Bu tür filmlerin arasında açık ara komikti:) Muhteşem beşli zorunluluktan ekip olup birlikte ilerliyorlar ve evreni kötülüklerden kurtarıyorlar. Aslında tanıtım filmi olmuş bu, filmin geri kalanı sanırım henüz çekilmemiştir.

Rakun zeki, komik ve lider, ayrıca elinde kocaman bir silahı var. Ağaç adam yani "I am Groot" diye ses çıkaran nesne Vin Diesel'miş. Şaşırdım aslında buna çünkü Vin bu kadar silik bir rolde olmamalıydı diye düşündüm, ama herkesin bir zamanı var demekki onunki de bitti. Son filmindeki ortağıda ölünce biraz geri plana düşmüş Hollywood dünyasında sanırım.

Filmin girişinde ve bitirken çalınan müzikler de çok güzel, rahatlatıcı sanki hiç aksiyon dolu bir ortamda değilmişsiniz hissi veriyor.
İzlenmeli diye düşünüyorum...
İyi seyirler

11 Ağustos 2014 Pazartesi

Miami-Orlando-New York otellerimiz

Bu geziye gitmeden önce otellere  o kadar çok baktık ki, en iyisi en güzeli olması için baya uğraştık. Hatta en çok Miami otellerine baktım sanırım, en az kaldığımız yer olsada. Kriterlerim öncelikle temiz olmasıydı, modern döşenmiş olmalı odanın da yeterince büyüklükte olması olmazsa olmazlarımdandı. Şimdi yeni bir şart daha ekledim , otelde wi-fi olması. Türkiye otellerinde şart olmayan bu özellik yurtdışında o kadar gerekli ki, elimin altında internetim olmayınca kendimi kötü hissettiğim doğrudur.Daha önceki gezilerimizde kendi internetimi kullandığımda hem çok fazla ücret çıkmıştı hem de bağlantı çok yavaş gerçekleşiyordu, onun için wi-fi free oteller dost oteller olmalı.


Otelleri booking.com dan ayarlıyorum ve bugüne kadar hiç sorun yaşamadım. Oradaki otel değerlendirmelerini de göz önüne alarak seçimlerimizi yaptık. İşte otellerimiz aşağıdaki gibi:

8 Ağustos 2014 Cuma

Canım kocacığım iyi ki doğdun

Tatilden sonra acilen bir doğumgünü planı yapıp Burak'ın doğumgünü kutlamasını yapmam lazımdı. Bende en hızlısından ve en güzelinden planlarımı yapmaya başladım. Öncelikle pasta siparişini verip yetiştirip yetiştiremeyeceklerini sordum, Süheyla pasta hazırlarız dedi (Kesinlikle tavsiye edebileceğim tadı vardı, ayrıca eşi de eczacı olduğu için desteklemek istedim.), oradan hem yaşpasta hem de kuru pastaları aldım.

Burak'a kendi ellerimle eğlence kovası hazırlamıştım, o gece o kadar ilgi çekti, gecenin sonunda sadece kovamız kalmıştı:)

Tam pasta anında çıkartmak üzere hazırladığım Burak maskeleride kocacığımı baya şaşırttı, "Heryer Burak, heryer kutlama" sözleri ile doğumgünü kutlamasını gerçekleştirdik.


Tabi bizi yalnız bırakmayan, yemeğimize katılan arkadaşlarımız da kutlamanın en değerli yanlarıydı. Hepsine hem geldikleri için hem de hediyeleri için buradan da çok teşekkür ederim.


Pastamızda bir sürü yazı vardı, ama bence en iyisi bugünlerde Beyaz benim ve Burak'ın sürekli dans edip söylediğimiz "Benim güçlü kocaman babam" şarkısının sözleriydi. Üçümüzde bu şarkıyı söylerken çok eğleniyoruz. Tv arkadaşımız Pepe'nin şarkısı bu:)


Kocacığım iyi ki doğdun iyi ki benimsin, birlikte nice yıllara inşallah...

7 Ağustos 2014 Perşembe

Amerika uçaklarımız ve araba kiralama

Amerika gezimizi nihayet gerçekleştirdik, araştırmalar , diğer bloggerlarin görüşleri filan derken bizde Amerika'yi keşfetmeyi gerçekleştirebildik:)

Ilk uçağımız tabi ki THY, Adana uçağından indikten sonra bizi transit yolcu olarak bir koridordan geçirdiler, bu kadar yolculuk yaptım ilk kez oradan geçtim !!! Yürürken bir anda karşımıza pasaport kontrolü cikti, cok şaşırdık çünkü kimse olmadan hemen geciverdik :) Bunun için de Istanbula gelmeden yurtdışı pulunu almaniz gerekiyor. THY uçağımız sorunsuz kalktı, uzun uçuş klasiği çorap, göz bandı, kulaklık verdiler hersey tamdi, cok güzel bir yolculuk geçirdik.
Yol boyunca 3 film izledim :)